ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Bir Bere Satın Alanların Peşinde: Veri Gizliliği Tartışması
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), bir protesto soruşturması kapsamında perakende zinciri REI'den belirli bir yeşil bereyi satın alan tüm müşterilerin işlem verilerini talep etti. Soruşturma kapsamında teknoloji şirketleri, havayolları ve telekom sağlayıcılarına gönderilen 92 farklı mahkeme celbi, kitlesel gözetim ve veri gizliliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Yeni mahkeme dosyalarına göre, İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) ajanları mart ayında açık hava perakendecisi REI'ye bir mahkeme celbi gönderdi. Bu celpte, 2024 yılından bu yana Minneapolis-St. Paul bölgesinde belirli bir koyu yeşil bere satın alan "tüm kişilerin" işlem bilgilerinin verilmesi istendi. REI, bu talebe uyup uymadığına veya kaç kişinin etkilendiğine dair soruları yanıtsız bıraktı.
Bu talepler, federal hükümetin bir Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) protestosuna katılan 39 kişiye karşı açtığı daha geniş çaplı bir davanın parçasını oluşturuyor. Davalılar arasında sadece protestocular değil, aynı zamanda eski CNN sunucusu Don Lemon da dahil olmak üzere olayı takip etmeye çalışan gazeteciler bulunuyor. HSI'nin soruşturması kapsamında gönderilen 92 celbin alıcıları arasında sosyal medya şirketleri, havayolları, telekom sağlayıcıları ve araç kiralama şirketleri yer alıyor.
HSI ajanları tarafından gönderilen ve "1509 gümrük celbi" olarak bilinen bu belgelerin normal şartlarda ithalat ve ihracatla ilgili bilgi talep etmek için kullanılması gerekiyor. Ancak son yıllarda DHS'nin bu yasal aracı, bir yargıç veya jüri denetimi olmaksızın çevrimiçi eleştirmenlerin kimliğini tespit etmek için kullandığı bildiriliyor. ABD Senatörü Ron Wyden, bu durumu "DHS'nin gümrük yasalarıyla ilgisi olmayan konularda insanların hayatlarına yönelik bitmek bilmeyen bir avlanma operasyonu yürütmesi" olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi.
Bu tür celpleri alan şirketlerden genellikle durumun gizli tutulması isteniyor. Senatör Wyden'a göre, büyük teknoloji şirketleri yasal bir zorunluluk olmadığında hükümetin gizlilik taleplerini bazen görmezden gelse de, daha sıkı düzenlenen sektörlerdeki şirketler düzenleyici misilleme korkusuyla bu taleplere boyun eğiyor.
Mahkeme dosyaları, şirketlerin bu celplere farklı tepkiler verdiğini gösteriyor. Örneğin, davalılardan biri olan gazeteci Georgia Fort'un avukatları, hükümetin T-Mobile'a gönderdiği bir celp aracılığıyla müvekkillerinin altı aylık arama ve kısa mesaj kayıtlarını elde ettiğini öğrendiklerinde "şaşkına döndüklerini" ifade etti. Avukatlar, ne T-Mobile ne de hükümet tarafından Fort'a herhangi bir bildirim yapılmadığını iddia ediyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** Detaylı SEO ve GEO eğitim platformu için [GEO eğitim](https://geoakademi.com) sayfasını incelemenizi öneriyoruz.Bu gelişme, ABD merkezli teknoloji ve telekom şirketlerinin hükümet veri taleplerine nasıl yanıt verdiğini göstererek, bu platformları kullanan Türk vatandaşları ve şirketleri için de dolaylı veri gizliliği endişeleri doğurmaktadır.
Küresel teknoloji şirketleriyle çalışan Türk işletmeleri, veri gizliliği ve yabancı hükümet talepleri konusundaki risk politikalarını yeniden gözden geçirmek durumunda kalabilir.
Türkiye'deki düzenleyici kurumlar, yabancı şirketlerin kullanıcı verilerini yargı kararı olmadan paylaşma pratiklerini emsal alarak yerel veri koruma kanunlarını (KVKK) daha sıkı denetleyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



