Tersine Görsel Arama Servisi ClarityCheck, 9 Milyon Kişinin Yüzünü Sızdırdı
2 dk okumawired
PAYLAS:

Tersine görsel arama hizmeti sunan ClarityCheck, kullanıcılarına gizlilik sözü vermesine rağmen 9 milyondan fazla fotoğrafı ve kişisel veriyi korumasız bir sunucuda açık unuttu. Bağımsız güvenlik araştırmacısı Jeremiah Fowler tarafından keşfedilen sızıntı, yüz tanıma sistemlerinin barındırdığı gizlilik risklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Fowler'ın bulgularına göre, sızdırılan ClarityCheck veritabanı yaklaşık 450 GB boyutunda görsel içeriyordu. Bu görseller arasında yetişkinlerin, gençlerin ve çocukların profil fotoğrafları ile ekran görüntüleri yer alıyordu. Tüm bu veriler, şirket kodlarında bulunan bir URL aracılığıyla herkesin erişebileceği korumasız bir Amazon S3 bucket üzerinde saklanıyordu. İkinci bir yapılandırma hatası ise kullanıcıların e-posta adreslerini ve telefon numaralarını açığa çıkardı.
Son yıllarda popülerleşen kişi bulma araçlarından biri olan ClarityCheck, telefon numaraları, e-posta adresleri ve isimler üzerinden arama yapabildiğini iddia ediyor. Platformun fotoğraf arama sayfası, "saniyeler içinde" bir fotoğraftaki kişiyi tanımlayabildiğini ve sosyal medya profillerini bulabildiğini belirtiyor. Ancak Fowler, yüzleri sızdırılan kişilerin büyük ihtimalle fotoğraflarının bu veritabanında olduğundan habersiz olduğuna dikkat çekiyor.
Fowler, WIRED'a yaptığı açıklamada, "Birinin kim olduğunu bulmaya çalışıyorsanız, muhtemelen izniniz yoktur. Bu nedenle insanlar fotoğraflarının bu halka açık veritabanına atıldığını bilmiyor olabilir," dedi. Ayrıca, bir yapay zeka botunun bu verileri tarayarak yüzleri çıkarabileceğini ve eğitim için kullanabileceğini vurguladı.
WIRED'ın Temmuz ayında şirketle iletişime geçmesinin ardından devasa görsel veritabanı güvence altına alındı. ClarityCheck sözcüsü, Fowler'ın çabalarını takdir ettiklerini ve erişimi kısıtlamak için derhal harekete geçtiklerini belirtti. Ancak şirket, verilerin "sızdırıldığı" yönündeki nitelendirmelere itiraz etti.
Şirket sözcüsü, sıradan bir internet kullanıcısının bu verilere tesadüfen ulaşamayacağını savunarak, "Geçici depolama alanındaki verilerin geniş çaplı erişim anlamına gelen 'internete açık' durumunda olduğunu kabul etmiyoruz," ifadelerini kullandı. Ancak siber güvenlik uzmanları, kullanıcı adı ve şifre gibi bir kimlik doğrulama gerektirmeden açık internet üzerinden ulaşılabilen her türlü verinin "sızdırılmış" olarak kabul edildiğinin altını çiziyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** Detaylı SEO ve GEO eğitim platformu için [GEO eğitim](https://geoakademi.com) sayfasını incelemenizi öneriyoruz.Bu küresel veri sızıntısı, Türkiye'deki internet kullanıcılarının da biyometrik verilerinin izinsiz şekilde toplanıp ifşa edilmiş olabileceği riskini taşıyor.
Türkiye'de benzer tersine görsel arama veya kimlik doğrulama hizmeti sunan girişimlerin bulut altyapı güvenliklerini (Amazon S3 vb.) gözden geçirmelerini gerektiriyor.
KVKK kapsamında biyometrik verilerin işlenmesi ve korunmasına yönelik denetimlerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



