Devlet Üniversitelerindeki Akademisyenlere Sosyal Medya Geliri Yasağı Getirildi
2 dk okumawebtekno
PAYLAS:

Devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin YouTube, sosyal medya platformları ve mobil uygulamalar üzerinden gelir elde etmesi resmi bir kararla yasaklandı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamına alınan bu faaliyetler sonrası, birçok öğretim üyesi dijital içeriklerini yayından kaldırmaya başladı.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), akademisyenlerin dijital platformlardaki yayıncılık ve mobil uygulama geliştirme faaliyetlerinin hukuki durumunu netleştirmek amacıyla Cumhurbaşkanlığı'na başvurdu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın değerlendirmeleri sonucunda süreç resmiyet kazandı.
Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından YÖK'e iletilen nihai görüşte, bu tür dijital kazançların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi kapsamında değerlendirileceği belirtildi. Bu madde, devlet memurlarının "ticaret ve kazanç getirici faaliyetlerde" bulunmasını kesin kurallarla yasaklıyor.
Kararın üniversite yönetimlerine tebliğ edilmesinin ardından, disiplin soruşturması riskiyle karşı karşıya kalmak istemeyen akademisyenler hızlıca harekete geçti. Birçok öğretim üyesi, YouTube üzerinde yayınladığı ders videolarını ve bilimsel içerikleri kaldırdı veya kanallarını tamamen kapattı.
Mevcut verilere göre, Türkiye'de aktif olarak YouTube kanalı yöneten ve içerik üreten yaklaşık 146 öğretim üyesi bulunuyor. Bu ani gelişme, akademik bilginin dijital ortamda yayılmasına ve öğrencilerin ücretsiz kaynaklara erişimine büyük bir darbe vurdu.
Yasağın ardından en çok merak edilen konulardan biri, platformlardan hiçbir şekilde gelir elde etmeyen akademik kanalların durumu oldu. Hukukçulara göre, reklam ve izlenme gelirleri kapatıldığı sürece akademisyenlerin dijitalde içerik üretmeye devam etmesinde bir engel bulunmuyor.
Ancak platformların yapısı gereği taşıdığı "kazanç sağlama potansiyeli", faaliyetlerin ticari kapsamda değerlendirilme riskini barındırıyor. Bu belirsizlik nedeniyle birçok akademisyen, risk almamak adına dijital yayın faaliyetlerini tamamen durdurmayı tercih ediyor.
Bu karar, Türkiye'deki akademik bilginin dijital platformlarda yayılmasını doğrudan etkileyerek Türkçe bilimsel içerik üretimini azaltabilir.
Akademisyenlerin dijital platformlarda bilim iletişimi yapma motivasyonunu düşürebilir ve Türkçe akademik kaynakların azalmasına yol açabilir.
657 sayılı kanunun dijital çağın gereksinimlerine göre nasıl yorumlandığını gösteren emsal bir karar niteliği taşıyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


