MİT'ten Tarihi Paylaşım: Humeyni'nin Türkiye'deki Sürgün Günlerine Ait 'Çok Gizli' Belge
2 dk okumantv-gundem
PAYLAS:

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İran İslam Devrimi'nin kurucu lideri Ayetullah Humeyni'nin 1964-1965 yılları arasında Türkiye'de geçirdiği sürgün dönemine ışık tutan tarihi bir belgeyi yayımladı. Teşkilatın resmi internet sitesindeki "Özel Koleksiyon" bölümünde paylaşılan belge, dönemin istihbarat faaliyetlerine dair önemli detaylar barındırıyor.
MİT'in paylaştığı 11 Kasım 1964 tarihli belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık imzasıyla İstanbul Merkez Şefliği'ne "çok gizli" ibaresiyle gönderilen bir emir yazısını içeriyor. Belgede, Humeyni'nin 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT gözetiminde Türkiye'de ikamet ettiği döneme ait operasyonel detaylar yer alıyor.
Tarihi raporda, "İranlı misafir Türkiye'ye gelmiş ve Bursa'da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir." ifadeleri dikkat çekiyor. Ayrıca, Humeyni ile ilgili yazışmalarda gizliliği sağlamak amacıyla 'belli' takma adının kullanılacağı belirtiliyor.
1900 yılında İran'ın Humeyn şehrinde doğan ve küçük yaşlardan itibaren din eğitimi alan Humeyni, 1963 yılında Şah Rıza Pehlevi'nin reformist "Beyaz Devrim" hareketine sert muhalefet göstermişti. Bu muhalefeti nedeniyle devlet tarafından sürgün edilen Humeyni'nin ilk durağı Türkiye oldu ve yaklaşık bir yıl boyunca Bursa'da yaşadı.
Bursa'daki sürgün günlerinin ardından Şii inancı için kritik öneme sahip Necef'e geçen Humeyni, burada etki alanını genişleterek İran içindeki muhalif hareketleri yönlendirmeye başladı. Kasetler aracılığıyla yayılan konuşmaları ve "Velayet-i fakih" fikri, Şah rejiminin zayıflamasıyla birlikte büyük bir halk desteğine dönüştü.
Necef'ten Fransa'ya geçen Humeyni, Şah Rıza'nın ülkeyi terk etmesinin ardından 1979 yılında İran'a dönerek İslam Devrimi'ni gerçekleştirdi. 1980'de başlayan İran-Irak Savaşı sürecinde de ülkeyi yöneten Humeyni, 1989 yılında hayatını kaybetti.
MİT'in tarihi arşivlerini kamuoyuyla paylaşması, Türkiye'nin bölgesel tarihteki rolünü aydınlatması açısından önem taşıyor.
Medya, tarih ve akademik araştırma sektörlerindeki profesyoneller için yeni bir birincil kaynak sağlandı.
Kamu kurumlarının şeffaflığı ve devlet arşivlerinin araştırmacılara açılması yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


