NATO 3.0 Dönemi Başlıyor: TUSAŞ ve HÜRJET Transatlantik Güvenliğin Merkezinde
2 dk okumashiftdelete
PAYLAS:

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'ta düzenlenen güvenlik oturumunda küresel savunma mimarisindeki dönüşümü değerlendirdi. "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni güvenlik paradigmasında Türkiye'nin rolüne dikkat çeken Demiroğlu, yerli savunma ekosisteminin müttefiklerin caydırıcılığına doğrudan katkı sağladığını vurguladı.
Uluslararası güvenliğin ve savunma sanayii geleceğinin tartışıldığı panele, NATO Parlamenter Asamblesi Genel Sekreteri Benedetta Berti ve İngiltere Parlamentosu eski Savunma Komitesi Başkanı Tobias Ellwood gibi önemli isimler katıldı. Oturumda, küresel tehditlerin nitelik değiştirdiği günümüzde NATO'nun geçirdiği yapısal dönüşüm ve geleneksel askeri varlığın ötesine geçen kapsamlı güvenlik yaklaşımları ele alındı.
Dr. Demiroğlu, değerlendirmelerinde NATO 3.0 kavramının altını çizerek, güvenliğin artık sadece askeri güçten ibaret olmadığını belirtti. Bu yeni dönem; sürdürülebilir üretim kapasitesi, kriz anlarında kopmayan dayanıklı tedarik zincirleri ve sahada fark yaratan teknolojik üstünlük gibi unsurları merkeze alıyor. Müttefik ülkeler arasındaki derinleşen sanayi iş birlikleri de bu yeni mimarinin temel taşlarından birini oluşturuyor.
Türkiye'nin kurduğu savunma sanayii ekosisteminin bu unsurların tamamını beslediğini ifade eden Demiroğlu, savunma harcamalarının yalnızca bütçe rakamlarıyla ölçülemeyeceğini hatırlattı. Önemli olanın, mevcut ve potansiyel tehditlere karşı doğru, esnek ve maliyet etkin kabiliyetler geliştirmek olduğu vurgulandı.
TUSAŞ'ın küresel pazardaki konumunu somut örneklerle açıklayan Demiroğlu, yerli jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET'in İspanya'ya yönelik ihracat potansiyeline özel bir vurgu yaptı. Bu gelişmenin sıradan bir ticari anlaşma olmanın ötesinde, Türk havacılık teknolojileri için stratejik bir eşik olduğu ve Avrupa güvenlik mimarisine entegrasyonu hızlandırdığı belirtildi.
Farklı müttefik ülkelerin ihtiyaçlarına ve NATO standartlarına kolayca uyarlanabilen modüler bir yapı sunan HÜRJET, operasyonel esnekliği ile dikkat çekiyor. Değişen çatışma ortamlarında hızlı üretilip sahaya sürülebilen sistemlerin önemi artarken, TUSAŞ bu vizyonuyla transatlantik bağları güçlendirmeye devam ediyor.
TUSAŞ'ın NATO 3.0 vizyonu kapsamındaki hamleleri, Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki ihracat potansiyelini ve stratejik konumunu güçlendiriyor.
Türk savunma sanayii şirketleri ve alt yükleniciler için NATO ve Avrupa pazarlarında yeni ihracat ve ortak üretim fırsatları doğabilir.
Havacılık ve uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteren yerli tedarikçilere yönelik yatırımlar ve Ar-Ge fonları artış gösterebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



