Türkiye Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi İçin Harekete Geçti: Hedef 5 GW Kapasite
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Türkiye, yenilenebilir enerji stratejisinde yeni bir sayfa açarak deniz üstü (offshore) rüzgar santralleri için somut adımlar atmaya başladı. Toplam 19 farklı bölgenin incelendiği çalışmalar sonucunda, ilk etapta Marmara ve Kuzey Ege bölgelerinde 5 bin megavatlık (5 GW) kapasite oluşturulması hedefleniyor.
Türkiye'nin enerji dönüşümünde büyük rol oynayan rüzgar enerjisi yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Türkiye Elektrik İletişim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, ülkedeki rüzgar enerjisi kurulu gücü geçen yıla kıyasla yüzde 14 artış göstererek 15 bin 66 megavata ulaştı. Bugüne kadar ağırlıklı olarak karasal (onshore) projelere odaklanılsa da, küresel trendlere paralel olarak daha yüksek verimlilik sunan deniz üstü (offshore) projelere yönelim hız kazandı.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden'in açıklamalarına göre, Hatay'dan başlayıp Karadeniz üzerinden Trakya'ya uzanan kıyı şeridinde 19 farklı bölge detaylı bir şekilde incelendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile sektör paydaşlarının yürüttüğü bu çalışmalarda sadece rüzgar potansiyeli değil; çevresel koruma alanları, balık göç yolları ve radar sistemleri gibi kritik parametreler de değerlendirildi.
Sürecin yalnızca teknik analizlerle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda finansman modelleri ve ihale mekanizmaları üzerinde de durulduğu belirtiliyor. Bu durum, Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarına uzun vadeli ve sistematik bir perspektifle yaklaştığını gösteriyor.
Deniz üstü rüzgar projelerinde en belirleyici unsurlardan biri deniz derinliği olarak öne çıkıyor. Sabit temelli türbinlerin kurulumu için genellikle 50-60 metreyi aşmayan sığ sular tercih ediliyor. Türkiye kıyılarının hızla derinleşen yapısı nedeniyle, teknik açıdan en uygun bölgeler olarak Marmara Denizi ve Kuzey Ege hattı belirlendi.
Özellikle Kuzey Ege'den İzmir'e uzanan kıyı şeridi ve Marmara çevresinde yapılacak ilk etap projelerle yaklaşık 5 GW kapasite potansiyeli hedefleniyor. Üretilen elektriğin karaya taşınması için deniz altı kablolama sistemleri ve yüksek kapasiteli trafo merkezleri gibi altyapı yatırımlarının da eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi planlanıyor.
Karasal santrallere kıyasla çok daha uzun geliştirme süreçleri gerektiren offshore projelerinde, ihale sonrası kurulum aşaması genellikle 4-5 yıl sürüyor. Mevcut planlamalara göre, hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından ilk ihalenin 2027 yılı başlarında gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Bu takvim doğrultusunda, Türkiye'nin deniz üstü rüzgar enerjisinden elde edeceği ilk somut üretim çıktılarının 2030'lu yılların başında ulusal elektrik şebekesine entegre edilmesi öngörülüyor.
Türkiye'nin enerji bağımsızlığı ve yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda atılan bu adım, yerel sanayiyi, altyapı yatırımlarını ve istihdamı doğrudan etkileyecektir.
Deniz altı kablolama, türbin inşası ve denizcilik lojistiği alanlarında faaliyet gösteren Türk şirketleri için büyük çaplı yeni iş hacimleri oluşacak.
Deniz yetki alanlarının kullanımı, çevresel etki değerlendirmeleri ve yeni ihale mekanizmaları için kapsamlı yasal düzenlemeler yapılması gerekecek.
5 GW'lık hedef, uluslararası enerji şirketlerinin ve yeşil enerji fonlarının Türkiye'ye yönelik doğrudan yatırımlarını (FDI) artırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



