Yüksek Karlı Gizli Fon Davası: İstinaf, Seçil Erzan'a Verilen 102 Yıllık Hapis Cezasın Bozdu
2 dk okumantv-gundem
PAYLAS:

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen ve spor ile iş dünyasından birçok ismin mağdur olduğu dolandırıcılık davasında önemli bir gelişme yaşandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan'a verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını usul eksiklikleri nedeniyle bozarak yeniden yargılama yolunu açtı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Seçil Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen mahkumiyet kararına ilişkin incelemesini tamamladı. Daire, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosya bilgilerine yer vermediğini tespit etti.
Bu durumun denetim güçlüğüne sebebiyet verdiğini belirten İstinaf heyeti, yargılama sırasında bazı usullerin de eksik uygulandığına kanaat getirdi. İtirazları yerinde gören mahkeme, kararı bozarak dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine hükmetti.
İstinaf mahkemesinin incelemesi sadece Seçil Erzan ile sınırlı kalmadı. Daire, davada yargılanan bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezası kararlarını da benzer usul hataları gerekçesiyle bozdu. Öte yandan, bir kısım sanıklar yönünden verilen kararlar ise hukuka uygun bulunarak onandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, bir bankanın Levent şubesinde müdür olarak görev yapan Erzan, kişisel güven ilişkilerini kullanarak mağdurlardan yüksek kar vaadiyle 2 milyon dolar ve üzeri meblağlar topladı. Müştekileri ikna etmek için Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi tanınmış isimlerin de bu fona dahil olduğunu öne sürdü.
Gerçekte var olmayan bu fon için mağdurlara banka kaşeli ve ıslak imzalı sahte belgeler veren Erzan'ın, dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği belirlenmişti. Davanın ilerleyen süreçlerinde, banka yöneticileri ve diğer şüpheliler hakkında hazırlanan ek iddianameler de ana dosya ile birleştirilmişti.
Türkiye'nin en çok konuşulan dolandırıcılık davalarından birinde alınan bu karar, yargı süreçlerine ve bankacılık sektöründeki güvenilirlik tartışmalarına yeniden yön verecektir.
Finansal kurumlara yönelik kamu güvenini etkileyerek, bankaların iç denetim mekanizmalarını sıkılaştırmasına neden olabilir.
Bankacılık sektöründe şube müdürlerinin yetkileri ve denetimleri konusunda yeni yasal düzenlemelerin tartışılmasını hızlandırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



