ABD Kolluk Kuvvetleri Artan Yapay Zeka Nefretine Karşı 'Teknoloji Karşıtı Aşırılık' Uyarısında Bulundu
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD istihbarat kurumları ve kolluk kuvvetleri, yapay zeka teknolojilerine yönelik artan tepkiler üzerine "teknoloji karşıtı aşırılık yanlılarını" yeni bir iç tehdit olarak sınıflandırmaya başladı. Sızdırılan binlerce sayfalık raporlar, veri merkezlerine yönelik protestoların ve iş kaybı endişelerinin ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini gösteriyor.
WIRED tarafından elde edilen ve İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), FBI ile füzyon merkezlerine ait olan 1.000 sayfadan fazla yayımlanmamış rapor, ABD'de gözetim odaklı ulusal bir değişimin yaşandığını ortaya koyuyor. Bu yeni çaba, Başkan Donald Trump'ın "Amerikan karşıtı" ve "kapitalizm karşıtı" inançlara sahip kişileri hedef alan 7 Numaralı Ulusal Güvenlik Başkanlık Muhtırası'nın ardından geldi. Kısa süre önce terörle mücadele sorumlusu Sebastian Gorka da sol kanat aşırılık yanlılarının ABD'nin karşı karşıya olduğu en önemli üç öncelikten biri olduğunu iddia eden bir strateji yayımlamıştı.
Bu direktifler, Beyaz Saray'ın ideolojisine meydan okuyan ifade ve toplanma özgürlüklerini kriminalize etmek için iç gözetim aygıtını harekete geçirmiş durumda. Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarına büyük önem veren mevcut yönetimin, teknoloji karşıtı aşırılığı yeni bir hedef olarak belirlemesi dikkat çekiyor.
Elde edilen belgeler arasında yer alan New York İstihbarat ve Terörle Mücadele Bürosu raporu, yapay zeka benimsenmesine yanıt olarak geniş çaplı bir toplumsal kargaşa yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Raporda, "Önümüzdeki beş yıl içinde ortaya çıkacak yapay zeka teknolojisinin yaratabileceği kaotik atmosfer, özellikle New York gibi büyük şehirlerde sivil huzursuzluğa ve teknoloji karşıtı şiddet içeren aşırılık yanlısı faaliyetlere dönüşebilecek büyük ölçekli protestoları körükleyebilir" ifadeleri yer alıyor. "Teknoloji karşıtı şiddet içeren aşırılık" terimi, daha önce hiçbir kamuya açık DHS veya FBI raporunda yer almamıştı.
Aynı istihbarat değerlendirmesinde analistler, yapay zekanın yarattığı varoluşsal riske odaklanan saplantılı bir ideolojiye bağlı olan Ziz Laota'nın tutuklanmasının ardından ortaya çıkan yeni bir tehdidi de tanımlıyor. Üç üyesi cinayetle suçlanan kült benzeri küçük bir gruba liderlik ettiği iddia edilen Laota'nın davası, yetkililer tarafından yakından izleniyor. İstihbarat Bürosu, bu davanın ardından "yapay zeka ile ilgili paranoyak görüşlerin" daha da yayılabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
11 Eylül saldırılarının ardından kurulan ve şu anda ülke geneline yayılan 80 füzyon merkezi, federal istihbarat kurumları ile yerel kolluk kuvvetleri arasında bir köprü görevi görüyor. Geçtiğimiz yıl FBI ve NYPD'nin aktivist grupların Signal yazışmalarını izlemesiyle başlayan bu süreç, teknolojiye yönelik eleştirel yaklaşımların gelecekte daha sıkı bir devlet gözetimine tabi tutulacağının sinyallerini veriyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** yapay zeka danışmanlık ve çözüm hizmetleri ihtiyaçlarınız için [yapay zeka firması](https://yapayzekafirmasi.com) doğru adres.ABD'deki bu gözetim ve güvenlik yaklaşımı, Türkiye'de de yapay zeka karşıtı olası toplumsal hareketlere karşı kolluk kuvvetleri için bir emsal teşkil edebilir.
Türkiye'de veri merkezi yatırımı yapan şirketler, fiziksel güvenlik önlemlerini küresel trendlere göre artırmak durumunda kalabilir.
Türkiye'deki güvenlik bürokrasisi, yapay zeka ve veri merkezlerine yönelik olası siber veya fiziksel protestoları yeni bir tehdit kategorisi olarak değerlendirmeye başlayabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



