Amazon’un yeni veri merkezi ABD’nin en büyük karbon salım kaynağı olabilir
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:
a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör Yapay zekâ alanında yaşayan yarış, bir dönem dillerden düşmeyen iklim krizini unutturmuş gibi görünüyor. Zira hem teknoloji şirketleri hem de devlet yönetimleri artık bu konuda çok daha umursamaz davranıyor. Bunun en büyük göstergesi ise hızla büyüyen veri merkezi altyapısı. Giderek artan elektrik tüketimleri yüzünden son dönemde sıkça tartışılmaya başlanan yapay zekâ veri merkezleri, karbon salınımı konusunda da endişe verici sonuçlar yaratıyor. Nitekim bu hafta bunun çok somut bir örneği daha ortaya çıktı. Amazon, Yapay Zekâ Veri Merkezi İçin 7,65 GW'lık Doğal Gaz Santrali Kuruyor New York Times'ın haberine göre Amazon, Teksas'ta devasa bir yapay zekâ veri merkezi inşa ediyor. Ancak şirket, veri merkezinin ihtiyaç duyacağı elektriği mevcut şebekeden almak yerine doğrudan tesisin yanında kurulacak doğal gaz santralinden sağlamayı planlıyor. Proje kapsamında 35 doğal gaz türbini kullanılacak ve santral toplam 7,65 gigawatt'a kadar elektrik üretebilecek. Bu kapasite, tek bir veri merkezi için oldukça büyük bir enerji ihtiyacına işaret ediyor. Çünkü yapay zekâ odaklı veri merkezlerinde kullanılan binlerce GPU'nun yanı sıra soğutma, ağ ve depolama sistemleri de sürekli olarak yüksek miktarda elektrik tüketiyor.
Ancak projeyi asıl dikkat çekici hâle getiren nokta santralin kapasitesi değil, oluşturabileceği karbon emisyonu. New York Times tarafından elde edilen belgelerine göre tesisin yılda 33 milyon tona kadar sera gazı salmasına izin veriliyor. Bu senaryo gerçekleştiği takdirde Amazon'un veri merkezini besleyecek santral, ABD'deki diğer tüm elektrik santrallerinden daha fazla yıllık karbon emisyonuna sahip olabilir.
Amazon'un doğal gaza yönelmesinin arkasında önemli bir altyapı problemi bulunuyor. ABD'de yapay zekâ veri merkezlerinin elektrik talebi o kadar hızlı artıyor ki mevcut elektrik şebekeleri bu talebi karşılamakta zorlanıyor. Ayrıca bürokrasi devreye girdiği için veri merkezlerini mevcut şebekeye bağlamak da epey uzun sürüyor. Yeni iletim hatları, trafolar ve diğer altyapı yatırımlarının tamamlanmasını beklemek istemeyen şirketler bu nedenle "behind-the-meter" olarak adlandırılan, doğrudan veri merkezine bağlı enerji üretim sistemlerine yöneliyor. Doğal gaz santralleri de yüksek miktarda elektriği sürekli olarak üretebilmeleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla daha hızlı devreye alınabilmeleri nedeniyle bu noktada öne çıkıyor. Microsoft ve Meta gibi şirketler ise benzer enerji sorununu çözmek için nükleer ve yenilenebilir enerji projelerine yöneliyor.
Amazon'un bu tercihi, şirketin iklim hedefleriyle de dikkat çekici bir tezat oluşturuyor. Amazon, 2019 yılında 2040 yılına kadar küresel operasyonlarında net sıfır karbon emisyonuna ulaşma sözü vermişti. Ancak şirketin yapay zekâ yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte bu sözler de unutulmuş görünüyor.
Nike'tan ayaklara masaj yapan akıllı terlik
---
**İlgili Kaynaklar:**
Türkiye'de yapay zeka danışmanlık ve çözüm hizmetleri için [yapay zeka firması](https://yapayzekafirmasi.com) tercih ediliyor.