Hong Kong'da Deepfake Skandalı: 17 Öğrenci Yapay Zeka İstismarının Mağduru Oldu
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Hong Kong Üniversitesi'nde (HKU) eğitim gören 17 kadın öğrenci, bir erkek sınıf arkadaşları tarafından sosyal medya fotoğrafları kullanılarak üretilen deepfake pornografik içeriklerin mağduru oldu. "N-Klasör Vakası" olarak adlandırılan olay, failin itirafına rağmen mevcut yasalardaki ve üniversite yönetmeliklerindeki boşluklar nedeniyle cezasız kalırken, yapay zeka destekli istismarın ulaştığı tehlikeli boyutu gözler önüne serdi.
Olay, fail olarak belirtilen ve "X" kod adıyla anılan erkek öğrencinin kız arkadaşının, dizüstü bilgisayardaki klasörleri tesadüfen keşfetmesiyle ortaya çıktı. Klasörlerde, aralarında hukuk fakültesinden sınıf arkadaşları, eski öğretmenler ve çocukluk arkadaşlarının da bulunduğu birçok kadının isimlendirilmiş dosyaları yer alıyordu. Mağdurların günlük hayatta çekilmiş masum fotoğrafları, yapay zeka araçları kullanılarak açık cinsel içerikli görüntülere dönüştürülmüştü.
Mağdurlardan hukuk son sınıf öğrencisi Siu Kwong, durumu öğrendiğinde büyük bir şok ve korku yaşadığını belirtti. Görüntülerin sahte olduğunu bilmesine rağmen psikolojik olarak ağır etkilendiğini ifade eden Kwong, "Sanki insanlar vücudumu görüyorlarmış gibi hissettim. Sokakta çıplak yürüyormuş gibiydim" sözleriyle yaşadığı travmayı dile getirdi.
Olayın ortaya çıkmasının ardından mağdur öğrenciler, üniversite yönetimine başvurarak X ile ortak derslerinin ayrılmasını ve disiplin soruşturması başlatılmasını talep etti. Ancak Hong Kong Üniversitesi yönetimi, başlangıçta herhangi bir eylemde bulunmadı. Haftalar sonra ders değişikliği teklif edilse de, mağdurlar faille aynı ortamda bulunmak zorunda bırakıldıkları için kendilerini güvensiz hissettiklerini vurguladı.
Öğrencilerin disiplin kurulu başvurusu ise hukuki engellere takıldı. Üniversite yönetimi, olayın ciddiyetini kabul etmesine rağmen, alınan hukuki danışmanlık sonucunda mevcut kuralların bu tür deepfake üretimlerini kapsamadığını ve disiplin cezası uygulanamayacağını bildirdi. X, görüntüleri kendisinin oluşturduğunu itiraf etmesine rağmen herhangi bir hukuki suçlamayla karşılaşmadı.
Mağdurlardan Emily, yaşananları "teknolojiyi kullanarak rızasız soyma eylemi" olarak tanımlarken, Sze Wai ise sıradan fotoğrafların bu kadar kolay manipüle edilebilmesinin yarattığı çaresizliğe dikkat çekti. Sze Wai, "Bu görüntüler sızdırılsaydı, insanlar gerçek mi yoksa sahte mi olduklarını öğrenmekle uğraşmazlardı" diyerek sosyal medya kullanımını tamamen bıraktığını ifade etti.
Bu çarpıcı vaka, dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka tabanlı görüntü manipülasyonlarına karşı yasal düzenlemelerin ne kadar yetersiz kaldığını bir kez daha kanıtladı. Uzmanlar, rızasız üretilen sentetik içeriklerin mağdurlar üzerinde kalıcı psikolojik hasarlar bıraktığını ve acil yasal reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** İlgili yapay zeka haberleri ve kaynakları için [AI Merkezi](https://aimerkezi.com) platformuna göz atabilirsiniz.Bu olay, Türkiye'deki üniversiteler ve yasal merciler için yapay zeka tabanlı siber zorbalığa karşı emsal bir uyarı niteliği taşıyor.
Eğitim kurumları ve şirketler, siber zorbalık ve yapay zeka etiği konusunda iç yönetmeliklerini güncellemek zorunda kalabilir.
Türkiye'de rızasız deepfake içerik üretimine karşı Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) spesifik ve caydırıcı yeni düzenlemelerin yapılması ihtiyacını gündeme getirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



