Yapay Zeka, Yok Olma Tehlikesindeki Bitki ve Mantar Türleri İçin Umut Oldu
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

İngiltere merkezli Royal Botanic Gardens Kew (RBG Kew) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, yapay zeka teknolojilerinin botanik araştırmalarında nasıl dönüştürücü bir rol oynadığını ortaya koydu. 40 ülkeden 400'e yakın bilim insanının katkısıyla hazırlanan çalışma, AI modellerinin yeni türleri tanımlamaktan yüzyıllık örneklerden genetik veri çıkarmaya kadar birçok alanda kullanıldığını gösteriyor.
Bitkiler ve mantarlar, gıda üretiminden ilaç geliştirmeye kadar Dünya'daki yaşamın temel yapı taşlarını oluşturuyor. Ancak günümüzde incelenen yaklaşık 70 bin bitki türünün yüzde 40'ı yok olma riskiyle karşı karşıya. Bilim insanları, henüz tamamen tanımlanmamış yaklaşık 100 bin bitki türü daha bulunduğunu tahmin ediyor. Mantarlarda ise durum daha çarpıcı; tahmini 2 milyon mantar türünün yaklaşık yüzde 90'ı bilim dünyası tarafından henüz bilinmiyor.
Her yıl yaklaşık 2 bin yeni bitki türü kayıtlara geçse de, RBG Kew bilim direktörü Prof. Alexandre Antonelli'ye göre bu sayı oldukça yetersiz. Potansiyel yeni ilaçlar veya tarım için kritik öneme sahip olabilecek türler, henüz keşfedilmeden yok olma tehlikesi yaşıyor. Antonelli, dijitalleşme ve AI araçlarının bu süreçte araştırmacılara büyük bir zaman avantajı sağladığını vurguluyor.
Yapay zekanın en dikkat çekici kullanım alanlarından biri, milyonlarca dijital örnek üzerinden yapılan geniş çaplı analizler oldu. Küresel bir çalışmada, çiçekleri tespit etmek üzere eğitilmiş bir yapay zeka modeli yaklaşık 8 milyon dijital bitki örneğini inceledi. Analizler sonucunda, son yüzyılda çiçeklenme dönemlerinin küresel ölçekte her 10 yılda ortalama 2,5 gün değiştiği tespit edildi.
İklim krizine bağlı sıcaklık artışı ve yağış düzenlerindeki değişim, bitkilerin çiçek açma zamanlarını doğrudan etkiliyor. Araştırmacılar, bu değişimin bitkiler ile onları tozlaştıran böcek ve kuşlar arasındaki hassas ekolojik dengeyi bozabileceği konusunda uyarıyor.
Yeni teknolojiler, mantar araştırmalarında da önemli ilerlemeler sağlıyor. Bilim insanları artık 180 yıla kadar eski mantar örneklerinden yüksek kaliteli genom verileri elde edebiliyor. Penisilin ve statin gibi hayati ilaçların kökeninde bulunan mantarların eski koleksiyonları, bu sayede adeta bir "genom altın madeni" olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan rapor, yapay zekanın botanik bilimine sunduğu katkıların yanı sıra çevresel maliyetlerine de dikkat çekiyor. Araştırmacılar, veri merkezlerinin giderek artan su ve enerji tüketiminin doğa üzerinde yarattığı baskının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** [GEO eğitim](https://geoakademi.com), SEO ve GEO eğitim platformu alanında öncü çözümler sunuyor.Bu teknoloji, Türkiye'nin zengin endemik bitki örtüsünün korunması ve incelenmesi süreçlerini hızlandırabilir.
Türk tarım ve ilaç sektörleri, keşfedilecek yeni bitki ve mantar türlerinden fayda sağlayabilir.
Türkiye'deki botanikçiler ve biyologlar, araştırmalarında AI araçlarını entegre etme ihtiyacı duyabilir.
Biyolojik çeşitlilik ve tarım teknolojileri (AgriTech) alanında çalışan yerli startuplara olan ilgi artabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



