ABD Başkanı Trump'tan İran'a Nükleer Tesis Tehdidi: "Kazma Dağı'nı Vurabiliriz"
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programına yönelik sert açıklamalarına bir yenisini ekleyerek, "Kazma Dağı" olarak bilinen yeraltı tesisini çok yakında vurabileceklerini duyurdu. Natanz yakınlarında yer alan ve derin kayalıkların altına inşa edilen bu stratejik tesis, uzun süredir Amerikan ve İsrail istihbaratının yakın takibinde bulunuyor.
Amerikan Wall Street Journal gazetesinin aktardığı bilgilere göre, İsrail yönetimi yakın zamanda ABD'ye oldukça kritik bir istihbarat raporu sundu. Bu rapora göre İran, Haziran 2025'te yaşanan 12 günlük savaşın ardından binlerce uranyum zenginleştirme santrifüjünü güvenli bölge olarak gördüğü Kazma Dağı'ndaki nükleer tesisine taşıdı. Tahran yönetiminin bu adımı, önceki bombardımanların ardından elinde kalan kritik ekipmanları imha edilme riskinden korumak amacıyla attığı düşünülüyor.
İran'da yerel adıyla Kolang Dağı olarak da bilinen bu tesis, mühendislik yapısıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, yeraltı kompleksinin sağlam kayaların altında yaklaşık 90 ila 137 metre derinliğe inşa edildiğini tahmin ediyor. Bu derinlik, standart sığınak delici mühimmatların tesise zarar vermesini oldukça zorlaştırıyor. İsrailli ve Amerikalı yetkililer, bu tünellerin sadece depolama için değil, aynı zamanda küçük çaplı bir zenginleştirme tesisi kurmak amacıyla da kullanılabileceğinden endişe duyuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce 13 Temmuz'da verdiği bir röportajda da bu tesisi hedef alabileceklerinin sinyalini vermişti. Kazma Dağı, geçen yılki 12 günlük savaşta ve şubat ayında başlayan son çatışmalarda doğrudan hedef alınmamıştı. Ancak Trump'ın "çok yakında ve ağır biçimde vurulabilir" şeklindeki son çıkışı, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim seviyesini yeni bir boyuta taşıma potansiyeli barındırıyor. Olası bir askeri müdahalenin, küresel enerji piyasaları ve bölgesel güvenlik üzerinde derin etkileri olması bekleniyor.
ABD ve İran arasındaki olası bir sıcak çatışma, Türkiye'nin sınır güvenliğini, enerji maliyetlerini ve bölgesel ticaretini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Bölgesel istikrarsızlık ve olası petrol fiyatı artışları, Türk şirketlerinin enerji maliyetlerini ve Orta Doğu'ya yönelik ihracat operasyonlarını olumsuz etkileyebilir.
Sınır güvenliği, göç dalgası riski ve hava sahası kullanımına yönelik yeni askeri ve sivil havacılık tedbirleri gündeme gelebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



