ABD Ordusu, İran'daki Hedefleri B-1 Lancer Stratejik Bombardıman Uçaklarıyla Vurdu
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

ABD ordusu, İran ile yaklaşık iki haftadır devam eden çatışmalar kapsamında ilk kez B-1 Lancer stratejik bombardıman uçaklarını sahaya sürdü. İran Devrim Muhafızları'na (IRGC) ait hedeflerin vurulduğu bu operasyon, Washington yönetiminin bölgedeki askeri hamlelerinin kapsamını genişlettiğini gösteriyor.
ABD Hava Kuvvetleri'nin üç ana stratejik vurucu gücünden biri olan B-1B Lancer, değişken kanat yapısı ve yüksek taşıma kapasitesiyle dikkat çekiyor. Birim maliyeti yaklaşık 283 milyon dolar olan bu uçaklar, 34 tonluk devasa yük kapasitesiyle 24 adet 2.000 librelik bomba veya çok sayıda JASSM/JSOW seyir füzesi taşıyabiliyor.
Düşük irtifada ses hızını aşarak Mach 1.2 hıza ulaşabilen B-1B'ler, ABD envanterindeki bombardıman uçakları arasında en yüksek mühimmat hacmine sahip. Uzmanlar, bu uçakların bölgeye sevk edilmesinin, ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarının yıkıcı gücünü artırdığını belirtiyor.
İngiltere'deki bir hava üssünden havalandığı tespit edilen B-1 uçaklarının görevine, CENTCOM tarafından yapılan resmi açıklamada doğrudan değinilmedi. Ancak açıklamada; İran'ın askeri operasyon merkezleri, deniz unsurları, İHA depoları ve lojistik altyapısının hedef alındığı doğrulandı.
Operasyonların temel amacının, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak olduğu vurgulandı. ABD'li bazı savunma yetkilileri İran'ın bölgedeki askeri kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini savunurken, bağımsız uzmanlar Tahran'ın halen ciddi bir tehdit potansiyeli taşıdığını ifade ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılarını sürdürmesi halinde Tahran'daki köprüler ve elektrik santrallerinin de vurulabileceği uyarısında bulundu. Önümüzdeki günlerde daha geniş kapsamlı askeri operasyonların başlatılabileceği iddia ediliyor.
Öte yandan gerilim sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmıyor. İran destekli Husilerin Suudi limanlarına abluka ilan edip Kızıldeniz'de Suudi gemilerine saldırması, çatışmanın yeni cephelere sıçradığını gösteriyor. Bu durumun, uluslararası petrol taşımacılığı ve küresel ekonomi üzerinde ciddi baskılar yaratması bekleniyor.
Ortadoğu'daki bu askeri tırmanış, Türkiye'nin bölgesel ticaretini, lojistik rotalarını ve enerji maliyetlerini dolaylı olarak etkileme potansiyeline sahip.
Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki gerilimler, Türk denizcilik ve lojistik şirketlerinin rotalarını değiştirmesine ve navlun maliyetlerinin artmasına neden olabilir.
Bölgesel istikrarsızlık ve uluslararası petrol taşımacılığına yönelik tehditler, enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak Türkiye'nin makroekonomik dengelerini etkileyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



