Avrupa Parlamentosu'nun Yeni Türkiye Raporu: Vize Krizi, Laiklik Vurgusu ve Yargı Eleştirileri
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye ile ilişkileri derinden etkileyebilecek yeni rapor taslağını görüşmeye açtı. İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan ve 17 Haziran'da oylanacak olan belgede; vize krizinden yargı bağımsızlığına, laiklik vurgusundan siyasi davalara kadar pek çok kritik başlık yer alıyor.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki en sıcak gündem maddelerinden biri olan Schengen vizesi sorunu, raporda geniş yer buldu. AP, Türk vatandaşlarının vize başvurularında yaşadığı sorunlardan duyulan üzüntüyü dile getirirken, Türkiye'ye vize muafiyeti için kalan altı kriteri yerine getirme çağrısı yaptı.
Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise hizmet pasaportlarına yönelik eleştiriler oldu. AP, Türk hükümetinin tüm vatandaşlara fayda sağlayacak adımlar atmak yerine, sayıları bilinmeyen hizmet pasaportlarının suistimal edilmesine göz yummasını eleştirdi.
Türkiye'medeki yargı sistemi, AP'nin bu yılki raporunda da en çok eleştirilen konuların başında geldi. Belgede, hukukun üstünlüğünün ciddi şekilde aşınmaya devam ettiği ve yargı bağımsızlığının bulunmadığı vurgulanarak derin endişeler dile getirildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğinin altını çizen parlamento; Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun dava süreçlerine atıfta bulundu. Ayrıca, Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısı yapılması taslağın en tartışmalı bölümlerinden biri oldu.
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, AP'nin beş yıl aradan sonra Türkiye'deki laiklik uygulamalarına yönelik yaptığı sert uyarılar oldu. Belgede, dini bir yaklaşıma dayalı geriletici bir ahlak gündeminin toplumun her kesimine aşılanmaya çalışıldığı iddia edildi.
Bu durumun Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal laik temelleriyle tezat oluşturduğu belirtilirken; eğitim, medya ve kültürel yaşamda gözlemlenen bu eğilimin temel özgürlükleri aşındırdığı ifade edildi.
Taslak belgede, Türkiye'de devam eden "Terörsüz Türkiye" girişimi kapsamındaki çabalar takdirle karşılandı. Ancak sürecin zamanında ve kararlı adımlarla desteklenmemesinin, girişimi dış gelişmelere karşı savunmasız hale getirdiği ve kutuplaşmayı artırdığı tespiti yapıldı.
Bağlayıcılığı bulunmayan ancak Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye bakış açısını yansıtması açısından büyük önem taşıyan rapor, 17 Haziran'da yapılacak nihai oylamanın ardından resmiyet kazanacak.
AP'nin raporu, Türkiye'nin AB ile olan vize serbestisi süreçlerini ve uluslararası diplomatik ilişkilerini doğrudan etkileme potansiyeline sahip.
Vize sorunlarının devam etmesi, Avrupa ile iş yapan Türk şirketlerinin seyahat ve ticari faaliyetlerini zorlaştırmaya devam edebilir.
Rapordaki yargı ve insan hakları eleştirileri, Türkiye'nin uluslararası arenadaki hukuki ve diplomatik konumunu etkileyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



