Çin'de Z Kuşağı Neden İnternetteki 'Sanal Ebeveynlere' Yöneliyor?
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Çin'de Y ve Z kuşağı gençleri, geleneksel aile yapısının getirdiği ağır beklentiler ve stresli çalışma koşulları nedeniyle duygusal desteği dijital dünyada arıyor. Douyin (TikTok) platformunda ortaya çıkan "sanal ebeveyn" akımı, gençlere gerçek hayatta bulamadıkları şefkati ve onaylanma hissini sunarak milyonlarca takipçiye ulaşıyor.
Şanghay'da yaşayan web geliştiricisi Vincent Zhang gibi birçok genç, boş vakitlerini sosyal medyada "sanal ebeveynleri" olarak adlandırdıkları orta yaşlı çiftleri izleyerek geçiriyor. Vincent'ın favorisi olan Pan Huqian ve Zhang Xiuping çifti, üç yıldan kısa bir sürede 1,8 milyondan fazla takipçi kazandı.
Çiftin videoları, süssüz ama sevgi dolu bir aile yaşamını yansıtıyor. İzleyicilere kendi çocuklarıymış gibi hitap eden çift, "Kendini çok zorlamamalısın, anne ve baba dışarıda çok şey göğüslediğini biliyor" gibi mesajlar veriyor. Vincent, gerçek ailesinin kendisine asla yeterince iyi olduğunu söylemediğini belirterek, sanal ebeveynlerin sadece mutlu olup olmadığını sormasının kendisine iyi geldiğini ifade ediyor.
Çin'de 2024 yılında popülerleşen bu kavram, genç neslin geleneksel aile dinamiklerine duyduğu tepkiyi gözler önüne seriyor. Sevgi yerine itaat ve yükümlülüklerin ön planda olduğu bu yapıda, tek çocuk politikasının getirdiği ağır beklentiler gençleri eziyor. Sosyal medya uygulaması RedNote üzerinde "Çinli ebeveynler" etiketi 500 milyondan fazla görüntülenme aldı.
Haftanın altı günü, sabah 09.00'dan akşam 21.00'e kadar çalışmayı gerektiren 996 kültürü içinde hayatta kalmaya çalışan gençler, aileleriyle yaptıkları görüşmeleri stresli buluyor. Ailelerin sürekli kariyer eleştirisi yapması veya evlilik baskısı kurması, gençleri dijital platformlardaki destekleyici topluluklara itiyor.
Sanal ebeveynlerin yorum bölümleri, gençlerin dertleştiği ve yalnızlıklarını paylaştığı bir terapi alanına dönüşmüş durumda. Hatta bu etkileşimler bazen hayat kurtarıcı olabiliyor. Pan, depresyonda olan ve intiharı düşünen bir takipçisiyle saatlerce konuşarak ona destek olduğunu ve bu durumun kendisine büyük bir gurur verdiğini belirtiyor.
Kendi çocukluğunda da sevgisiz bir ortamda büyüyen Pan, kızı Jiangyu'ya farklı bir hayat sunmak için bu yola çıkmış. Kızının teşvikiyle kısa videolar üretmeye başlayan çift, sosyal medya üzerinden sadece kendi çocuklarına değil, şefkate aç milyonlarca Çinli gence dijital bir yuva sunmaya devam ediyor.
Çin'deki bu eğilim, Türkiye'deki Z kuşağının yaşadığı ekonomik kaygılar ve kuşak çatışmalarıyla benzerlik gösteriyor; dijital toplulukların psikolojik destek rolü Türkiye'de de artabilir.
Türkiye'deki içerik üreticileri ve markalar, gençlerin duygusal destek arayışına yönelik daha empatik topluluk yönetim stratejileri geliştirebilir.
Gençlerin psikolojik sağlığına ve dijital aidiyet hissine odaklanan yerel sosyal girişimler ve platformlar yatırımcıların ilgisini çekebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



