Çölleri Yeşillendirmek Mümkün mü? Güneş Panelleri ve Sis Hasadı Teknolojileri
3 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Birleşmiş Milletler verilerine göre her yıl yaklaşık 1 milyon kilometrekare sağlıklı toprak bozulurken, bilim insanları çölleri yeniden yeşillendirmenin yollarını arıyor. Güneş panellerinin yüzey yansıtma gücünü (albedo) değiştirerek yağışı artırma potansiyeli ve sis hasadı gibi yenilikçi teknolojiler, kurak bölgeler için yeni umutlar sunuyor.
Çöl denince akla genellikle uçsuz bucaksız Gobi veya Sahra gelse de, bu bölgeler aslında farklı seviyelerde bitki, hayvan ve insan yaşamını barındıran karmaşık ekosistemlerdir. Örneğin Mısır'ın başkenti Kahire, 23 milyondan fazla kişiyi barındıran dünyanın en büyük çöl şehri konumunda. Ancak genel tanımıyla çöller, sınırlı su miktarı nedeniyle canlı yaşamının gelişmesinin son derece zor olduğu kurak ortamlar olarak biliniyor.
Dünya genelinde çöller hızla büyüyor. Çin'deki Pekin Üniversitesi'nden coğrafya bilimleri profesörü Yan Li, çölleşmeyi "otlak veya çalılık gibi doğal bir arazinin giderek daha kuru hale gelmesi ve ardından çöle dönüşmesi" olarak tanımlıyor. 1970'lerde bilim insanı Jule Charney'nin de tespit ettiği üzere, aşırı otlatma gibi insan faaliyetleri bu süreçte kritik bir rol oynuyor. Bitki örtüsü yok olduğunda ortaya çıkan çıplak kum, güneş ışığını yansıtarak yüzeyin yansıtma gücünü, yani albedo değerini değiştiriyor.
Toprak ısıyı emmek yerine yansıttığında, üzerindeki hava yeterince ısınmıyor. Bu durum daha az nemin buharlaşmasına ve daha az bulut oluşumuna yol açarak bölgeyi daha da kuraklaştırıyor. Profesör Li, bu döngüyü tersine çevirmek için güneş enerjisi panellerinin kullanılabileceğini öne sürüyor. Koyu renkli güneş panelleri ısıyı emerek havayı ısıtıyor, nemi yukarı doğru itiyor ve bulut oluşumunu destekliyor.
Li ve ekibi, Sahra Çölü'nün yüzde 20'sinin güneş panelleriyle kaplanması durumunda ne olacağını simüle eden bir model geliştirdi. Rüzgar türbinlerinin de yüzey pürüzlülüğünü artırarak atmosfere daha fazla enerji aktaracağını belirten Li, bu modelin tüm Sahra'daki ortalama yağış miktarını iki katına çıkarabileceğini öngörüyor. Ancak bu devasa proje, 2 milyon kilometrekarelik (neredeyse Meksika büyüklüğünde) bir alanı kapsadığı için şimdilik sadece bir simülasyon aşamasında.
Güneş paneli modeli okyanusa yakın çöllerde işe yararken, denizden uzak bölgeler için farklı çözümler aranıyor. Dünyanın en kurak yeri olarak bilinen Şili'deki Atacama Çölü'nde, havadan su çeken yenilikçi bir teknoloji kullanılıyor. Şili'deki Universidad Mayor'dan Yardımcı Doçent Virginia Carter, yaklaşık 50 yıl önce icat edilen "sis hasadı" sistemleri üzerinde çalışıyor.
Sistem oldukça basit bir prensiple çalışıyor: Direkler arasına asılan ince bir ağdan geçen nem yüklü bulutlar, ağ üzerinde su damlacıkları oluşturuyor. Bu su daha sonra borular aracılığıyla depolama tanklarına aktarılıyor. Carter, Şili'nin kuzeyinde metrekare başına günde ortalama iki litre, bazı bölgelerde ise yedi litreye kadar su toplanabildiğini belirtiyor.
Peki, sis hasadı çölleri tamamen yeşil alanlara dönüştürebilir mi? Carter'a göre bu pek olası değil. Ancak ekibi şu anda Atacama Çölü'nde toplanan sis suyunu kullanarak topraksız tarım (hydroponic) projeleri yürütüyor. Bu sayede bitkiler, toprak yerine su bazlı besin çözeltilerinde yetiştirilebiliyor.
Yine de bu teknolojilerin belirli kısıtlamaları bulunuyor. Sis hasadı ile elde edilen su miktarı diğer yöntemlere kıyasla oldukça düşük kalıyor ve sistemin çalışabilmesi için sürekli olarak sisli bir yerel iklime bağımlı olmanız gerekiyor. İklim krizi ile mücadelede bu tür mikro ve makro mühendislik çözümleri, çölleşmeyi yavaşlatmak için önemli adımlar olsa da, henüz tek başlarına mucizevi bir çözüm sunmaktan uzak görünüyor.
Türkiye'nin özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu bölgelerindeki çölleşme ve kuraklık riskine karşı, bu tür yenilikçi su hasadı ve arazi yönetimi teknolojileri gelecekte kritik bir rol oynayabilir.
Tarım ve enerji sektöründeki Türk şirketleri, kurak arazileri değerlendirmek için agrivoltaik (tarım ve güneş enerjisi entegrasyonu) projelere yönelebilir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çölleşmeyle mücadele eylem planlarına bu tür makro mühendislik konseptlerini entegre edebilir.
Su kıtlığı çeken bölgelerde sis hasadı veya benzeri alternatif su üretimi girişimlerine yönelik Ar-Ge yatırımları artabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



