Disney, Trump Yönetiminin FCC Lisans Tehdidini Yasal Yollarla Aşabilir
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) tarafından Disney'in sahibi olduğu ABC kanalına yönelik başlatılan olağandışı lisans incelemesi, yasal uzmanlara göre Disney'in lehine sonuçlanabilir. 1996 yılında yapılan yasal düzenlemeler, yayın lisanslarının iptal edilmesini oldukça zorlaştırıyor.
Hukuk uzmanları, Disney'in yayın lisansı incelemesine karşı vereceği olası bir hukuk mücadelesinde elinin güçlü olduğunu belirtiyor. Benton Geniş Bant ve Toplum Enstitüsü'nden kıdemli danışman Andrew Jay Schwartzman, 1996 Telekomünikasyon Yasası'nda yapılan değişikliğin ardından bir yayıncının lisans yenilemesini reddetmenin "neredeyse aşılmaz bir yük" haline geldiğini vurguladı. Bu yasa, FCC'nin yetkilerini belirleyen 1934 tarihli İletişim Yasası'nın önemli bir güncellemesi olarak biliniyor.
Northwestern Üniversitesi hukuk profesörü James Speta'nın Yale Journal on Regulation'da yayımlanan makalesine göre, yasa FCC'nin lisansları iptal etme veya yenilemeyi reddetme yetkisine katı sınırlar getiriyor. Yeni düzenleme ile birlikte, bir lisansın iptal edilebilmesi için yayıncının yasaları veya FCC kurallarını "kasıtlı veya kasıtlı olarak tekrarlayan" şekilde ihlal ettiğinin kanıtlanması gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde FCC, ABC'nin sahibi olan Disney'e tüm televizyon istasyonları için 28 Mayıs'a kadar erken lisans yenileme başvurusu yapması talimatını verdi. Bu kararın, Başkan Donald Trump ve First Lady'nin, komedyen Jimmy Kimmel'ın Melania Trump hakkında yaptığı bir şaka nedeniyle işten çıkarılmasını talep etmesinden sadece bir gün sonra gelmesi dikkat çekti. Normal şartlarda ABC'nin sekiz televizyon istasyonunun lisans yenileme tarihlerinin 2028 ile 2031 yılları arasında olduğu biliniyor.
FCC'nin resmi karar metninde Kimmel'dan bahsedilmezken, kurumun Disney'in ABC istasyonlarını yasadışı ayrımcılık yasağı da dahil olmak üzere İletişim Yasası ihlalleri şüphesiyle soruşturduğu belirtildi. Bu durumun, FCC Başkanı Brendan Carr'ın ayrımcılık olarak nitelendirdiği Disney'in çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) uygulamalarına bir gönderme olduğu düşünülüyor. Ancak birçok eleştirmen, bu soruşturmayı kanalın taraflı olduğuna dair iddialar üzerinden yürütülen siyasi bir misilleme olarak değerlendiriyor.
Siyasi arenadan da karara tepkiler gecikmedi. Demokrat Senatör Adam Schiff, ABC'nin yönetimin saldırısı altında olduğunu belirterek durumu eleştirirken, Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz da hükümetin ifade özgürlüğünü sansürlememesi gerektiğini savundu. Yaşanan bu gelişmeler, ABD'de medya özgürlüğü ve düzenleyici kurumların siyasi amaçlarla kullanılıp kullanılmadığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
ABD'deki bu medya ve düzenleyici kurum çatışması, Türkiye'deki RTÜK ve yayıncı kuruluşlar arasındaki benzer tartışmalar için küresel bir emsal teşkil edebilir.
Küresel çapta medya düzenleyici kurumların yetki sınırları ve siyasi etkileşimleri konusundaki tartışmalara uluslararası bir perspektif sunar.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



