Dünya Tarihinde Bir İlk: 65 Yaş Üstü Nüfus, 5 Yaş Altı Çocuk Nüfusunu Geride Bıraktı
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

ABD Nüfus Sayım Bürosu tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, dünya demografisinde tarihi bir kırılma noktası yaşandı. Küresel ölçekte 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sayısı, tarihte ilk defa 5 yaş ve altındaki çocukların sayısını geride bıraktı. Bu durum, düşen doğurganlık oranları ve uzayan yaşam sürelerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Yayımlanan "An Aging World: 2025" raporu, genç ve yaşlı nüfus grupları arasındaki makasın önümüzdeki yıllarda daha da açılacağını öngörüyor. Verilere göre, 65 yaş ve üzerindeki nüfusun dünya genelindeki payının 2025 yılında yüzde 10,5 seviyesinden, 2060 yılına gelindiğinde yüzde 19,6'ya çıkması bekleniyor. Bu istatistik, günümüzde yaklaşık her 10 kişiden biri 65 yaş üzerindeyken, 2060 yılında her 5 kişiden birinin yaşlı kategorisinde olacağı anlamına geliyor.
Küresel nüfusun 2025 ile 2060 yılları arasında yaklaşık 8 milyardan 10 milyara yükselmesi tahmin ediliyor. Ancak bu 2 milyarlık artışın temel kaynağı geçmişte olduğu gibi çocuklar ve gençler olmayacak. Rapora göre, beklenen nüfus artışının 1,148 milyarlık kısmı doğrudan 65 yaş ve üzerindeki gruptaki büyümeden kaynaklanacak. Buna karşılık, 0-19 yaş grubundaki nüfusun büyük ölçüde sabit kalacağı öngörülüyor.
Küresel yaşlanmanın temel nedenlerinin başında doğum oranlarındaki sert düşüş geliyor. Dünya ülkelerinin yüzde 71'inde doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileyebilmesi için kritik sınır kabul edilen kadın başına 2,1 çocuk seviyesinin altına inmiş durumda. Özellikle Çin'deki durum, bu demografik değişimin boyutlarını gözler önüne seriyor; ülkede kadın başına düşen doğum sayısı 2023 itibarıyla 1,06'ya kadar geriledi.
Demografik dönüşümün tek nedeni düşen doğum oranları değil. Gelişen tıp ve iyileşen yaşam koşulları sayesinde insanların daha uzun yaşaması da bu tabloda büyük rol oynuyor. Küresel çapta sağlık standartlarının yükselmesiyle ölüm oranları tüm yaş gruplarında düşüş gösteriyor. İnsanlar artık sadece daha uzun yaşamakla kalmıyor, ileri yaşlarda daha sağlıklı ve aktif bir yaşam sürüyor.
Türkiye de küresel yaşlanma trendinden doğrudan etkileniyor; son verilere göre Türkiye'de de doğurganlık hızı yenilenme seviyesinin altına düştü ve yaşlı nüfus oranı hızla artıyor.
İlerleyen yıllarda iş gücü piyasasında genç çalışan bulma zorluğu yaşanabilir ve emeklilik sistemleri üzerindeki finansal baskı artabilir.
Sosyal güvenlik, emeklilik yaşları ve yaşlı bakım hizmetlerine yönelik yeni devlet politikaları ve yasal düzenlemeler gerekecektir.
Yaşlı bakım hizmetleri, sağlık teknolojileri ve 'gümüş ekonomi' (silver economy) odaklı yerli girişimlere ve projelere yatırımlar artabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



