El Salvador'un Mega Hapishaneleri Sağcı Liderlere İlham Veriyor
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin suçla mücadele kapsamında hayata geçirdiği mega hapishane projeleri, Latin Amerika'dan Avrupa'ya kadar birçok sağcı politikacının seçim vaatleri arasına girdi. Güvenlik kaygılarına hızlı çözüm sunduğu iddia edilen bu "sert" politikalar, insan hakları savunucularının tepkisini çekerken, popülist liderler için güçlü bir siyasi araç haline gelmiş durumda.
Son dönemde Latin Amerika genelinde yürütülen seçim kampanyalarında, Nayib Bukele'nin "suça karşı sert" tutumu sıkça referans noktası olarak kullanılıyor. Kolombiya'da sağcı siyasetçi Abelardo de la Espriella, Bukele'ye duyduğu hayranlığı açıkça dile getirerek, El Salvador'un yaklaşımını örnek alan yedi devasa hapishane inşa etme sözü verdi. Benzer şekilde, Peru'da Keiko Fujimori da bu fikri "kanun ve düzen" gündeminin merkezine yerleştirdi.
Bukele'nin mega hapishanelerine duyulan ilgi yalnızca Latin Amerika ile sınırlı kalmıyor. Bu model, Avrupa'daki radikal sağ çevrelerde de giderek daha fazla taraftar topluyor. Fransa'daki aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National) partisinin lideri Jordan Bardella, ülkesindeki hapishane doluluk sorununa değinirken El Salvador sistemini örnek gösterdi. Bardella, Bukele'nin altı milyon nüfuslu bir ülkede sekiz ay içinde 40 bin kişilik kapasite yaratmasını övgüyle karşıladı.
Bu yaklaşım bazı siyasi liderlerin ilgisini çekse de, muhalifler ve insan hakları örgütleri bu modelin karanlık yüzüne dikkat çekiyor. El Salvador'da Mart 2022'den bu yana uygulanan olağanüstü hal, tutuklama emri olmaksızın kitlesel gözaltılara olanak tanıyor. Uzmanlar, bu devasa hapishanelerin sadece suçla mücadele etmekle kalmadığını, aynı zamanda Bukele'nin siyasi meşruiyetini pekiştirmek için kullanıldığını belirtiyor.
Şubat 2024'te oyların %80'inden fazlasını alarak yeniden seçilen Bukele, "Salvador reçetesi" olarak adlandırdığı yöntemi savunurken uluslararası eleştirileri reddediyor. Dünyanın en güvensiz ülkesinden en güvenli ülkesine dönüştüklerini iddia eden Bukele, insan hakları ihlali suçlamalarını siyasi bir saldırı olarak nitelendiriyor.
Sağcı partiler nezdinde bu politikaların cazibesini artıran temel faktör, seçmenlerin güvenlik ve düzensiz göç gibi kaygılarına hızlı ve görsel bir yanıt sunması. Devasa hapishanelerdeki binlerce mahkumun görüntüleri ve cinayet oranlarındaki düşüş, stratejinin işe yaradığı algısını güçlendiriyor. Liderler, bu tür popülist politikalar sayesinde yüksek onay oranlarına ulaşmanın ve seçmen desteğini konsolide etmenin mümkün olduğunu görüyor.
Küresel çapta yükselen 'sert güvenlik' ve mega hapishane trendi, Türkiye'deki adalet sistemi, cezaevi kapasiteleri ve sığınmacı/güvenlik odaklı siyasi söylemleri dolaylı olarak etkileyebilir.
Türkiye'de artan suç oranlarına karşı siyasi arenada daha sert ceza infaz düzenlemeleri ve yeni cezaevi projeleri gündeme gelebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



