Gıda Koruyucuları Yüksek Tansiyon ve Kalp Hastalığı Riskini Artırabilir
2 dk okumawired
PAYLAS:

Fransa'daki Sorbonne Paris Nord Üniversitesi ve Université Paris Cité araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, endüstriyel gıdalardaki koruyucu maddelerin insan sağlık üzerindeki olası olumsuz etkilerini gözler önüne serdi. 112 binden fazla katılımcının yaklaşık 8 yıl boyunca izlendiği araştırma, gıda koruyucularının yüksek tansiyon ve kardiyovasküler hastalık riskini artırabileceğini gösteriyor.
Süpermarket raflarındaki ürünlerin etiketlerinde "potasyum sorbat", "sitrik asit" ve "L-askorbik asit" gibi isimleri görmek oldukça yaygındır. Bozulmayı önlemek ve kaliteyi korumak için kullanılan bu katkı maddeleri, endüstriyel olarak üretilen işlenmiş gıdalar içinde geniş çapta yer alıyor. Dünyanın en büyük açık gıda veritabanı olan Open Food Facts verilerine göre, sistemdeki işlenmiş gıda ve içeceklerin yüzde 20'sinden fazlası en az bir koruyucu içeriyor.
Araştırmacılar, koruyucuları iki ana kategoriye ayırdı. İlk grupta küf ve bakteri üremesini engelleyen sorbatlar, nitritler ve sülfitler gibi antioksidan olmayan koruyucular yer aldı. İkinci grupta ise gıdalardaki oksidasyonu ve renk değişimini önleyen askorbik asit, sitrik asit ve eritorbatlar gibi antioksidan koruyucular bulundu. Çalışmanın ilk iki yılında katılımcıların yüzde 99,5'inin en az bir koruyucu tükettiği belirlendi.
Analiz sonuçlarına göre, antioksidan olmayan koruyucuları en çok tüketen katılımcıların yüksek tansiyon geliştirme riski, en az tüketenlere kıyasla yüzde 29 daha yüksek çıktı. Bu grubun ayrıca kalp krizi ve inme dahil olmak üzere genel kardiyovasküler hastalık riskinin yüzde 16 arttığı gözlemlendi. Antioksidan koruyucuları en yüksek oranda tüketenlerde ise yüksek tansiyon riskinin yüzde 22 arttığı tespit edildi.
Araştırmacılar, en sık tüketilen 17 koruyucuyu bireysel olarak da inceledi. Bunlardan sekizi yüksek tansiyon riskindeki artışla ilişkilendirildi: potasyum sorbat (E202), potasyum metabisülfit (E224), sodyum nitrit (E250), askorbik asit (E300), sodyum askorbat (E301), sodyum eritorbat (E316), sitrik asit (E330) ve biberiye özütü (E392). Özellikle askorbik asit, kardiyovasküler hastalık riskindeki artışla da doğrudan bağlantılı bulundu.
Takip süresi boyunca 5.544 yüksek tansiyon ve 2.450 kardiyovasküler hastalık vakası kaydedildi. Çalışma, antioksidan olmayan koruyucular ile kalp hastalıkları arasındaki ilişkinin yaklaşık yüzde 16'sının dolaylı olarak yüksek tansiyon üzerinden gerçekleştiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bunun gözlemsel bir çalışma olduğunu ve doğrudan nedensellik kurulamayacağını belirtse de, elde edilen bulguların gıda katkı maddelerinin risklerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini vurguluyor.
Bu araştırma, Türkiye'deki yüksek işlenmiş gıda tüketimi ve kalp-damar hastalıkları oranları göz önüne alındığında halk sağlığı politikalarını ve gıda üretim standartlarını etkileyebilir.
Türk gıda üreticileri, ürün formülasyonlarında daha doğal koruyuculara veya alternatif koruma yöntemlerine yönelmek zorunda kalabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı, gıda katkı maddeleri ve koruyucuların kullanım limitleriyle ilgili mevzuatlarda yeni düzenlemelere gidebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.