Hamamböceği Sütü ve Yılan Isırıkları: Bilimin Eğlenceli Yüzü Ig Nobel Ödülleri Sahiplerini Buldu
2 dk okumawired
PAYLAS:

Önce güldüren, ardından düşündüren bilimsel çalışmalara verilen Ig Nobel Ödülleri, bu yıl İsviçre'nin Zürih kentinde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 1991 yılından bu yana Improbable Research organizasyonu tarafından dağıtılan ödüller, bilimin mizahi yönünü ortaya koymayı hedefliyor. Bu yılki etkinlikte, öpücüğün bilimsel tanımından hamamböceği sütüne kadar 10 farklı sıra dışı araştırma projesi ödüllendirildi.
Araştırmacılar, sadece insanları değil tüm hayvanları kapsayacak bilimsel bir öpücük tanımı geliştirdi. Yapılan çalışmaya göre öpücük, "yiyecek transferi olmaksızın, dudakların veya ağız yapılarının hareketiyle gerçekleşen, saldırgan olmayan ağız ağıza temas" olarak sınıflandırıldı. Bu tanıma göre köpekler, kediler, penguenler ve hatta kaplumbağalar bile öpüşen canlılar kategorisine dahil ediliyor.
Öte yandan, PNAS dergisinde yayımlanan bir başka dikkat çekici araştırma, sosyoekonomik statü ile etik dışı davranışlar arasındaki ilişkiyi inceledi. Yedi farklı deneyin sonucunda, daha yüksek sosyal sınıflara mensup bireylerin trafik kurallarını ihlal etme ve kendi çıkarlarını ön planda tutma eğiliminin daha yüksek olduğu tespit edildi.
Beslenmenin geleceği üzerine yapılan bir araştırma, böceklerin potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi. Bilim insanları, Diploptera punctata türü anne hamamböcekleri tarafından üretilen yüksek proteinli bir "süt" maddesini inceledi. Embriyoların içinde oluşan ve protein, yağ ile şekerleri son derece yoğun bir enerji formunda depolayan bu kristallerin yapısı detaylı bir şekilde analiz edildi.
Yarışmanın en popüler çalışmalarından biri, hayatının son yıllarını doğru sümkürme tekniğini araştırmaya adayan bilim insanı Unno Tokuji'ye verilen ölüm sonrası ödül oldu. Tokuji'nin araştırması, burun tıkanıklığı durumunda her seferinde tek bir burun deliğinin, kısa ve zayıf bir üfleme yerine uzun ve nispeten kuvvetli bir nefesle temizlenmesi gerektiğini ortaya koydu.
Güney Amerika'ya özgü oldukça zehirli bir tür olan Bothrops jararaca yılanlarının savunma mekanizmalarını inceleyen bir başka ekip ise ilginç veriler elde etti. Kontrollü bir ortamda yılanın farklı bölgelerine basılarak yapılan testlerde, kafaya basıldığında ısırılma olasılığının yüzde 44, gövdeye basıldığında yüzde 20, kuyruğa basıldığında ise sadece yüzde 11 olduğu belirlendi.
Matematiksel modellere dayanan bir diğer çalışma, umumi tuvaletlerin hijyenini artırmayı hedefliyor. Araştırmacılar, sıvı akışının pisuara çarpma açısını düşürmenin sıçramayı önemli ölçüde azalttığını kanıtlayarak bu prensibe dayalı yeni prototipler tasarladı. Ayrıca, son on yılda fiyatları hızla düşen 3D printer teknolojisinin, ölü bir sivrisinek kadar düşük maliyetli materyallerle bile üretilebileceğini gösteren bir proje de dikkat çekenler arasında yer aldı.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



