Suudi Arabistan'dan Husi Saldırılarına Sert Tepki: Enerji Tesisleri Vuruldu
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Suudi Arabistan, Yemen'deki İran destekli Husiler tarafından enerji tesislerine ve sivil altyapıya düzenlenen geniş çaplı saldırılarda 73 kişinin yaralandığını açıkladı. Riyad yönetimi, insansız hava araçları ve füzelerle gerçekleştirilen bu eylemlere karşı sert bir misilleme yapacağını duyururken, bölgedeki gerilim yeniden tırmanışa geçti.
Salı günü gerçekleştirilen saldırılarda Suudi Arabistan'ın güneybatısında yer alan Abha, Khamis Mushait, Jazan ve Najran şehirleri hedef alındı. Suudi ordusu ve Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, bazı petrol tesislerinde çıkan yangınlar nedeniyle operasyonlar geçici olarak durduruldu. Yaralanan 73 kişi arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi.
Yemen'deki Suudi öncülüğündeki koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaşananları "terörist milislerin sorumsuz ve düşmanca yaklaşımını teyit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi. Maliki, örgütü caydırmak amacıyla gerekli tüm operasyonel önlemlerin alınacağını vurguladı.
Saldırıların ardından açıklama yapan Husi askeri sözcüsü Yahya Sarea, eylemlerin Suudi ordusunun son üç günde Yemen'in çeşitli vilayetlerine düzenlediği 120'den fazla hava saldırısına bir misilleme olduğunu savundu. İran destekli Şii grup, Riyad yönetimini al-Hazm kentindeki bir cezaevini vurarak en az 11 kişiyi öldürmekle suçladı.
On yılı aşkın süredir devam eden iç savaşta, dört yıldır süren gayri resmi ateşkes son dönemde ciddi hasar aldı. Husilerin Suudi Arabistan'a karşı deniz ambargosu ilan etmesi ve Kızıldeniz'deki tankerlere yönelik eylemleri, çatışmaların yeniden alevlenmesine neden oldu.
Yemen'in güneybatı kıyısında, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan stratejik Bab el-Mandeb Boğazı'nın kontrolü için şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Son günlerdeki çatışmalarda 300'den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve 18.500'ü aşkın sivilin evlerini terk etmek zorunda kaldığı rapor ediliyor.
ABD ve İsrail'in İran ile yaşadığı gerilimler nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapanma riski, Kızıldeniz'i küresel enerji sevkiyatı için her zamankinden daha kritik bir hale getirdi. Bu durum, bölgedeki çatışmaların sadece yerel değil, küresel ekonomi üzerinde de derin etkiler yaratabileceğini gösteriyor.
Kızıldeniz'deki gerilim ve enerji tesislerine yönelik saldırılar, küresel petrol fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini ve lojistik süreçlerini doğrudan etkileyebilir.
Kızıldeniz rotasındaki güvenlik riskleri, Türk lojistik ve ihracat şirketlerinin tedarik zincirlerinde aksamalara ve navlun maliyetlerinde artışa neden olabilir.
Bölgesel istikrarsızlık, Orta Doğu'da iş yapan Türk müteahhitlik ve enerji firmalarının projelerinde yavaşlamalara yol açabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



