İklim ve Gelecek Kaygısı: Gençleri "Çoklu Krizden" Kurtaracak Destek Ağları
2 dk okumamit-tech-review
PAYLAS:

İklim değişikliği, ekonomik belirsizlikler ve hızla gelişen teknolojilerin yarattığı "çoklu kriz" (polycrisis) dönemi, genç nesiller üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturuyor. Bu küresel kaygıyla başa çıkmak isteyen gençler, yalnızlık hissini yenmek ve eyleme geçmek için çevrimiçi destek ağlarında bir araya geliyor.
2000'li yılların sonlarında, henüz altı yaşındayken Tayland'ın güneyinde seyahat eden Pim Sullivan-Tailyour, dağların yarısının oyularak yok edildiğini fark etti. Ailesinden dinlediği berrak nehirlerin yerini çamurlu suların aldığını gören Pim, insanların dünyayı olumsuz yönde değiştirdiğini o yaşta anladı. İngiltere'ye taşındıktan sonra okullar arası sürdürülebilirlik ağlarına katılan genç aktivist, kendi okulunda çevre sorunlarıyla ilgilenen kimseyi bulamayınca büyük bir yalnızlık ve tükenmişlik hissi yaşadı.
Pim'in yaşadığı bu yalnızlık hissi aslında küresel bir sorunun yansıması. Yapılan araştırmalar, dünya genelindeki gençlerin sadece artan karbon emisyonları veya deniz seviyeleri için değil, dünyanın genel gidişatı için de endişeli olduğunu gösteriyor. Tarihçiler ve ekonomistler bu dönemi bir çoklu kriz olarak adlandırıyor. Gençler; pandemiler, savaşlar, artan barınma maliyetleri, otoriterleşme ve yapay zeka sistemlerinin işlerini ellerinden alacağı korkusuyla büyüyor.
Bu yoğun kaygı ortamında, İngiltere merkezli Force of Nature gibi organizasyonlar devreye giriyor. 2021 yılında başlatılan ve gayriresmi bir çevrimiçi grup terapisi işlevi gören program, iklim ve gelecek kaygısı yaşayan gençleri bir araya getiriyor. Zoom üzerinden dünyanın dört bir yanından yaşıtlarıyla buluşan gençler, endişelerini eyleme dönüştürme fırsatı buluyor. Bu platformlar, iklim krizini izole bir sorun olarak değil, sorunlu bir dünyanın parçası olarak ele alıyor.
Eko-anksiyete (eco-anxiety) olarak bilinen bu varoluşsal korku giderek yaygınlaşsa da, çevrimiçi destek ağlarının etkinliği konusundaki bilimsel çalışmalar henüz başlangıç aşamasında. Psikoloji uzmanları, bu alanın artık somut verilerle ölçülmesi gerektiğini vurguluyor. Böylece okullar, ebeveynler ve gençlerin, psikolojik sağlığı gerçekten destekleyen doğru programlara yatırım yapması hedefleniyor.
Türkiye'deki gençler de benzer ekonomik zorluklar ve gelecek kaygıları yaşadığı için, bu tür çevrimiçi destek ağlarının yerel versiyonlarına ihtiyaç duyulabilir.
Türk gençlerinin küresel krizler karşısındaki psikolojik dayanıklılığını artıracak yerel destek platformlarının geliştirilmesine ilham verebilir.
Eğitim, psikolojik danışmanlık ve dijital sağlık alanında faaliyet gösteren yerel girişimler için yeni bir hizmet alanı yaratabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



