Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer denetçilerin ülkeye geri dönmesine izin vermeyi kabul ettiğini ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile görüşmelerin "bugün itibarıyla" başlayacağını söyledi.
Vance, arabulucuların açıklaması gibi, ABD ve İran arasında savaşı sona erdirmek için yapılan ilk tur görüşmelerin ardından büyük ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Heyetlerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve "bölgesel ateşkes için çatışmaların önlenmesi" konularını görüştüğünü söyledi.
Bu açıklamadan saatler sonra ABD Hazinesi, İran petrolü ve petrol ürünlerine yönelik yaptırımlarını 21 Ağustos'a kadar kaldırdığını açıkladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de bu gelişmeyi doğrularken, İran'ın bazı dondurulmuş varlıklarının da serbest bırakıldığını belirtti.
Geçen hafta imzalanan mutabakat zaptı, boğazın yeniden açılması ve Lübnan da dahil "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesi taahhüdünü öngörüyordu.
Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan, pazartesi günü erken saatlerde yayımladıkları ortak açıklamada, ilk tur görüşmelerin ardından ABD ve İran'ın "60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak için bir yol haritası" üzerinde anlaştığını söyledi.
Çin de ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ilerlemesinden memnuniyet duyduğunu açıkladı.
Vance, görüşmelerin nihai bir çözüme yönelik müzakereler için "çok iyi bir temel" oluşturduğunu belirtti.
Pazartesi sabahı İsviçre'de konuşan başkan yardımcısı "Bu, Amerikan halkı için büyük bir dönüm noktası ve İran'daki nükleer silah programını kalıcı olarak sona erdirmenin ilk adımı" dedi.
İran nükleer programının yalnızca sivil amaçlı olduğunu savunuyor.
Vance denetçilerin geri dönüşü meselesi sorulduğunda, sürecin "bu hafta" başlayacağını, ancak denetçiler ve Birleşmiş Milletler'e bağlı IAEA ile görüşmelerin "bugün bile gerçekleşebileceğini" söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan tarafından geçen hafta imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptında, özellikle ülkenin zenginleştirilmiş nükleer malzemesine ilişkin IAEA'ya atıfta bulunuluyor.
2015'te İran; ABD, Çin, Fransa, Rusya, İngiltere ve Almanya ile yıllarca süren müzakerelerin ardından Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen bir nükleer anlaşmaya varmışlardı.
Donald Trump ilk başkanlık döneminde anlaşmadan çıktı.
İran, Haziran 2025'teki 12 günlük savaş sırasında İsrail ve ABD tarafından bombalanan bölgelere IAEA erişimini askıya aldı. Temmuzda, BM'nin nükleer gözlem kuruluşu, ülkedeki kalan müfettişlerini geri çektiğini açıkladı.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan 22 Haziran akşamı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre liderler görüşmede, Türkiye-İran ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.
Erdoğan, ABD ile İran arasında varılan mutabakattan memnuniyetini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak sürecin barışla sonuçlanması için ellerinden gelen desteği sağlayacaklarını, "müzakereleri sabote etmek isteyenlere karşı" dikkatli davranmanın önemli olduğunu ifade etti.
İran medyasına göre, İranlı müzakereciler 22 Haziran Pazartesi günü İsviçre'nin Bürgenstock kentindeki görüşmeleri sonlandırdı; taraflar arasında teknik görüşmelerin devam etmesi bekleniyor.
Arabulucuların ortak açıklamasında, "Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla olayları ve yanlış anlaşılmaları önlemek için" bir "iletişim hattı" kurulduğu belirtildi.
Taraflar ile Lübnan arasında, arabulucuların kolaylaştırıcılığında bir "çatışmasızlık birimi" kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Bu mekanizmanın Lübnan'daki askeri operasyonların sona erdirilmesi kararına uyulmasını sağlaması hedefleniyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ilk "gerçek sınavın" Lübnan'da çatışmaların önlenmesi olacağını söyledi.
Anlaşma tüm cephelerde çatışmaların durdurulmasını öngörüyordu, ancak Lübnan'da İsrail hava saldırıları anlaşma sonrasında en az 67 kişinin ölümüne yol açarken, Hizbullah'ın saldırılarında beş İsrail askeri öldürüldü.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın 23 Haziran'da, bir günlüğüne Pakistan'ı ziyaret edeceği de açıklandı.
16 Haziran 2026Tahran'ın 'zafer' olarak sunduğu anlaşmayla ilgili İranlılar ne düşünüyor? 18 Haziran 2026Haberin sonu
17 Haziran'da ABD ile İran arasında sağlanan ilk anlaşma; 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılması, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması taahhütlerini içeriyordu.
Ancak o tarihten bu yana Güney Lübnan'da Hizbullah ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar yeniden yoğunlaştı.
Bu tırmanış üzerine ABD, 19 Haziran Cuma İsrail ile Hizbullah arasında yeni bir ateşkes ilan etti.
Ancak çatışmaların ve hava saldırılarının sürmesi nedeniyle İran, cumartesi günü Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu. Buna rağmen gemi takip verileri, gemilerin boğazdan geçmeye devam ettiğini gösteriyor.
Pazar günü çatışmaların azaldığı bildirildi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun kuzey İsrail'i korumak için gerekli olduğu sürece Güney Lübnan'da kalacağını söyledi.
Hizbullah lideri Naim Kasım ise İsrail askerlerinin Güney Lübnan'da bulunmasını reddetti ve Hizbullah'ın kendisini savunacağını belirtti.
Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images
İsviçre'de ayrıca Pakistan Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Katar Başbakanı da bulunuyordu. Pakistan, savaş boyunca arabuluculuk rolü üstlenmiş ve ABD ile İran arasındaki önceki müzakere turuna ev sahipliği yapmıştı.
Katar da arabuluculuk faaliyetlerinde bulundu. Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, pazar gecesi yaptığı açıklamada ABD-İran görüşmelerinin devam etmesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.
ABD ve İran liderleri, savaşın derhal sona erdirilmesini hedefleyen ilk anlaşmayı bu hafta başında imzalamıştı.
Anlaşma kapsamında İran'ın, dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik deniz yolu olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması öngörülüyordu. Boğazın fiilen kapanması yakıt fiyatlarını yükseltmiş ve küresel ekonomide aksamalara yol açmıştı.
ABD de İran limanlarına gidip gelen gemilere yönelik askeri ablukayı kaldırmayı kabul etmişti.
İlk anlaşma ayrıca İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir planı ve ABD'nin İran'a yönelik "her tür yaptırımı" sona erdirmesini de içeriyordu.
Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images
Lübnan ise kısa süre sonra savaşa dahil oldu. Hizbullah, İran'ın dini liderinin öldürüldüğü bir saldırıya misilleme olarak İsrail'e roketler fırlattı.
Bunun üzerine İsrail, Lübnan genelinde geniş çaplı bir bombardıman başlattı ve ülkenin güneyindeki toprakların yaklaşık yüzde 5'ini işgal etti. İsrail, amacının Hizbullah savaşçılarını kuzey sınırından uzaklaştırmak olduğunu söylerken, bölgeden çekilme niyetinde olmadığını da açıkladı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre 2 Mart'tan bu yana ülkede 4 bin 57 kişi öldü. İsrailli yetkililere göre Lübnan'da en az 34 İsrail askeri ve kuzey İsrail'de dört sivil hayatını kaybetti.