İsrail ve Lübnan Arasında Yeni Çerçeve Anlaşması: Hizbullah'tan Ret
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

İsrail ve Lübnan, ABD arabuluculuğunda Washington'da 14 maddelik yeni bir çerçeve anlaşmasına imza attı. Anlaşma, Lübnan ordusunun ülke genelinde egemenliğini yeniden tesis etmesini hedeflerken, Hizbullah'ın sürece karşı çıkması ve İsrail'in askeri varlığını sürdürme ısrarı kalıcı barışın önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun kalıcı barış için önemli bir adım olarak nitelendirdiği anlaşma, 26 Haziran'da Washington'da imzalandı. 14 maddelik metinde, her iki devletin barış ve güvenlik içinde yaşama hakkı teyit edilirken, uluslararası platformlardaki düşmanca eylemlerin sona erdirilmesi öngörülüyor. Ayrıca taraflar, tutukluların serbest bırakılması ve cenazelerin iadesi konularında ortak çalışma yürütme sözü verdi.
Anlaşma kapsamında, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin devlet dışı silahlı grupları silahsızlandırarak ülke topraklarının tamamında egemenliğini yeniden tesis etmesi planlanıyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn bu adımı egemenliğin tesisi için bir başlangıç olarak görürken, sürecin denetimi için ABD destekli bir askeri koordinasyon grubu kurulacak.
Anlaşmanın en büyük açmazlarından birini, masada yer almayan Hizbullah'ın tutumu oluşturuyor. Örgüt lideri Naim Kasım, 27 Haziran'da yaptığı açıklamada ABD-İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasını kınayarak, bu adımı hükümetin büyük bir hatası olarak nitelendirdi ve anlaşmayı geçersiz saydıklarını duyurdu.
Sahada ise nisan ayında sağlanan ateşkese rağmen güney Lübnan'da çatışmalar zaman zaman devam ediyor. Son günlerde çatışmaların yoğunluğu azalsa da, her iki taraf da sınır ötesi saldırılarla birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçluyor.
İmza töreninin hemen ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah tamamen silahsızlanana kadar İsrail güçlerinin güney Lübnan'da kalacağını vurguladı. İsrail'in şu anda Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 5'ini kontrol ettiğini belirten Netanyahu, Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin kuzeyi ve güneyindeki iki pilot bölgeyi devralmasına izin vereceklerini ifade etti.
Öte yandan, İsrail'in güney Lübnan'daki operasyonları Washington ile Tel Aviv arasında tansiyonu yükseltti. ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu ile gerçekleştirdiği gergin bir telefon görüşmesinde İsrail'in tutumunu sert bir dille eleştirdiği basına yansıdı. Trump, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklemekle birlikte, Lübnan'a yönelik saldırıların kontrol altına alınması gerektiğini savundu.
Ortadoğu'daki bu yeni diplomatik denklem, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını ve Doğu Akdeniz'deki stratejik dengelerini dolaylı olarak etkileme potansiyeline sahip.
Bölgesel istikrarın sağlanması durumunda, Türk şirketlerinin Lübnan'ın yeniden inşası ve çevre ülkelerdeki ticari faaliyetleri ivme kazanabilir.
Türkiye'nin Ortadoğu barış süreçlerindeki diplomatik rolü ve dış politika öncelikleri, bölgedeki yeni güç dengelerine göre yeniden şekillenebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



