Küresel Isınma Pasifik ve Hint Okyanusu Arasındaki Tarihi İklim Bağlantısını Koparıyor
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Küresel ısınmanın okyanuslar üzerindeki yıkıcı etkisi yeni bir boyut kazandı. Nature Communications'ta yayımlanan son araştırmaya göre, Pasifik ve Hint Okyanusu arasındaki yüzyıllık iklim köprüsü, insan kaynaklı emisyonlar nedeniyle giderek zayıflıyor. Bu durum, küresel yağış düzenlerini ve iklim tahminlerini derinden etkileyebilir.
Tropikal Pasifik bölgesinde meydana gelen sıcaklık değişimleri, atmosferik akımlar aracılığıyla binlerce kilometre uzaklıktaki Hint Okyanusu'nu doğrudan etkiliyor. Bu iki dev su kütlesi arasında adeta uzun mesafeli bir iklim iletişimi bulunuyor.
Ancak Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu sistemin merkezinde yer alan Walker döngüsü adlı geniş hava akımı sisteminin alışılmışın dışında davrandığını ortaya koydu. Araştırmacılara göre, Pasifik atmosferik dolaşımı ile tropikal Hint Okyanusu sıcaklıkları arasındaki bu tarihi ilişki, son yıllarda dramatik bir biçimde zayıflayarak yön değiştirdi.
Geçmişte Pasifik'teki değişimler, Hint Okyanusu'nun genel sıcaklık eğilimiyle büyük ölçüde paralel ilerliyordu. Fakat güncel verilere göre, tropikal Hint Okyanusu 1950'lerden bu yana her on yılda yaklaşık 0,1 derece ısınırken, Pasifik Walker döngüsü 1980'lerden itibaren güçlenmeye başladı.
İklim bilimci Caroline Ummenhofer, küresel ısınma ve insan kaynaklı emisyonların artık Pasifik'in Hint Okyanusu üzerindeki doğal etkisini bastırdığını vurguluyor. Bu durum, iki sistem arasındaki ilişkinin yönünün tersine dönmesine yol açıyor.
Bilim insanları, bu değişimin doğal bir dalgalanma olup olmadığını anlamak için 1631-1990 yılları arasındaki iklim verilerini yeniden oluşturdu. 35 mercan, üç ağaç halkası ve bir sarkıt kaydının incelendiği çalışmada, iki okyanusun yaklaşık dört yüzyıl boyunca birlikte hareket ettiği görüldü.
Tarihsel kayıtlardaki tek büyük istisna, 1815'teki Tambora Dağı patlaması gibi güçlü volkanik faaliyetlerin yaşandığı 1810-1850 dönemine denk geliyor. Ancak uzmanlar, 19. yüzyıldaki bu kopuşun volkanik kükürt aerosollerinden kaynaklandığını, günümüzdeki kırılmanın ise tamamen uzun süreli insan kaynaklı ısınmanın bir sonucu olduğunu belirtiyor.
Mevcut tablo, iki okyanus arasındaki tüm bağların koptuğu anlamına gelmese de, yaşanan bu eşi benzeri görülmemiş değişim gelecekteki uzun vadeli iklim tahminlerinin yapılmasını önemli ölçüde zorlaştırıyor.
Okyanus akıntılarındaki ve küresel iklim döngülerindeki bu bozulma, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasındaki uzun vadeli yağış ve sıcaklık tahminlerini zorlaştırarak tarım ve su politikalarını etkileyebilir.
İklim tahminlerindeki belirsizlik, tarım ve gıda sektöründeki Türk işletmeleri için risk planlamasını zorlaştırabilir.
Küresel ısınmanın etkilerinin hızlanması, Türkiye'nin iklim değişikliği eylem planlarında daha radikal uyum politikaları geliştirmesini gerektirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


