Manhattan Enstitüsü'nden Yeni Hamle: Protestolar 'Sivil Terörizm' Sayılabilir
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD'de muhafazakar politikaların şekillenmesinde önemli rol oynayan Manhattan Enstitüsü, şiddet içermeyen sivil itaatsizlik eylemlerini "sivil terörizm" kapsamına almayı hedefleyen yeni bir yasal kampanya yürütüyor. Eyalet düzeyindeki bu girişimler, yolu kapatma veya izinsiz girme gibi küçük suçları ağır cezalık suçlara dönüştürmeyi amaçlıyor.
1978 yılında eski CIA direktörü William Casey tarafından ortaklaşa kurulan Manhattan Enstitüsü, protestolar sırasındaki vandalizm, yolu kapatma veya izinsiz girme gibi eylemleri yeniden sınıflandırmak için eyalet düzeyinde bir yıllık bir kampanya yürütüyor. Bu girişim, söz konusu eylemleri 18 ay hapis cezası gerektiren ağır suçlar haline getirmeyi planlıyor. Bu hamle, şiddet içermeyen sivil itaatsizlik eylemlerini potansiyel suçlar olarak yeniden tanımlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Enstitünün hukuk politikaları uzmanı Tal Fortgang, bu yeni yaklaşımın ana savunucusu konumunda bulunuyor. Fortgang, sol görüşlü aktivistlerin hükümeti baskı altına almak için sivilleri rahatsız etmeyi amaçlayan kanunsuz eylemlerini "sivil terörizm" olarak nitelendiriyor. Silah veya bomba kullanılmasa da, bu taktiğin kitleleri sindirmeyi amaçladığını savunuyor.
Milyarderler tarafından desteklenen düşünce kuruluşunun hazırladığı yasa tasarıları, bazı eyaletlerde şimdiden karşılık buldu. Utah yasama meclisi, bu yılın başlarında HB 331 sayılı yasayı onayladı ve Vali Spencer Cox yasayı 24 Mart'ta imzaladı. Bu yasa, protestolar sırasında "ağırlaştırılmış düzensiz davranış" cezalarını artırmanın yanı sıra, sivillerin protestolarda maske takmasını da yasaklıyor.
Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında bölünmüş olan Arizona'da ise enstitünün model mevzuatı şu anda eyalet Senatosu'nda oylama bekliyor. Mart ayı başlarında alt meclisten geçen tasarıya karşı Arizona Demokratları engelleme sözü verirken, tartışmaların eyalet genelinde siyasi gerilimi artırması bekleniyor. Bu yasal adımlar, dünya genelinde politika yapıcıların protesto haklarına yaklaşımında yeni bir dönemin habercisi olabilir.
ABD'deki bu yasal tanımlamalar, küresel çapta protesto hakları ve sivil itaatsizlik konularındaki hukuki tartışmaları etkileyerek Türkiye'deki benzer yasal düzenlemelere emsal teşkil edebilir.
'Sivil terörizm' kavramı, Türkiye'deki toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu etrafındaki tartışmalara uluslararası bir referans noktası oluşturabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


