'Michael' Filmi Üzerinden Dönen Çevrimiçi Savaş: Gerçeklik Kimin Tekelinde?
2 dk okumawired
PAYLAS:

Pop müziğin efsanevi ismi Michael Jackson'ın hayatını konu alan 'Michael' filmi, gişede rekor kırmaya hazırlanırken büyük bir tartışmanın da fitilini ateşledi. Filmin, sanatçının hayatındaki cinsel istismar iddialarını ve tartışmalı son yirmi yılını tamamen silmesi, sosyal medyada gerçeğin nasıl inşa edildiğine dair yeni bir 'çevrimiçi iç savaş' başlattı.
Müzik biyografileri arasında ABD gişesinde 70 milyon dolar ile en büyük açılışı yapması beklenen film, eleştirmenler tarafından Jackson'ın gerçek kimliğini "temizlemekle" suçlanıyor. Yönetmen Antoine Fuqua, başlangıçta 1993 yılında Neverland Ranch'e yapılan polis baskınını filme dahil etmeyi planlamıştı. Ancak, Jackson'ı ilk suçlayan kişi olan Jordan Chandler ile yapılan yasal anlaşmadaki bir madde nedeniyle, 15 milyon dolar maliyetindeki yeniden çekimlerle filmin tüm üçüncü perdesi iptal edildi.
Bu yasal ve kurgusal müdahalelerin sonucunda film, aniden 1988 yılında sona eriyor. Jackson'ın hayatının en tartışmalı yirmi yılını silen bu karar, sanatçının kişisel davranışlarındaki karanlık noktalar yerine yalnızca müzikal mirasına odaklanmayı tercih ediyor. Jackson ailesinin, filmde kullanılacak müzikler üzerinde veto hakkına sahip olması, bu operasyonunun arkasındaki ana nedenlerden biri olarak gösteriliyor.
Filmin vizyona girmesi, X ve diğer sosyal medya platformlarında tanıdık ama giderek şiddetlenen bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Jackson'ın hayranları, sanatçının eserlerinin kişisel hayatından bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, eleştirmenler bir biyografinin ne kadar rahatsız edici olursa olsun tam bir tablo sunması gerektiğini belirtiyor. Film eleştirmeni Sean Burns, hikayenin "Bad" albümüyle bitirilmesini, "Bir OJ Simpson biyografisinin onun Heisman ödülünü kazanmasıyla sona ermesine" benzetti.
2019 yapımı Emmy ödüllü HBO belgeseli Leaving Neverland'in yönetmeni Dan Reed ise durumu daha sert sözlerle eleştirerek, Jackson'ın Jeffrey Epstein'den bile daha kötü olduğunu iddia etti. Vulture yazarı Alison Willmore, filmi izlemenin bir sinema deneyiminden çok, "bir balmumu müzesinde zorla gezdirilmeye" benzediğini ve karakterin iç dünyasından tamamen yoksun olduğunu vurguladı.
Gelen yoğun eleştirilere yanıt veren Jackson ailesi, sanatçının kamuoyundaki imajını geri kazanma niyetinde olduklarını açıkça belirtiyor. Michael'ın yeğeni Taj Jackson, X üzerinden yaptığı paylaşımda, "Üzgünüm medya, artık anlatıyı siz kontrol edemeyeceksiniz" ifadelerini kullandı. Sonuç olarak 'Michael' filmi, günümüz dijital çağında gerçeğin ve kültürel mirasın kimin tarafından, nasıl şekillendirildiğine dair önemli bir vaka çalışması olarak tarihe geçiyor.
Michael Jackson biyografisi, Türkiye'deki sinemaseverler ve popüler kültür takipçileri arasında da 'sanatçı ve eser ayrımı' tartışmalarını alevlendirecektir.
Türkiye'deki sinema salonları ve film dağıtımcıları için yüksek gişe potansiyeli taşıyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



