Trump Yönetimindeki Hint Kökenli Amerikalılar Aşırı Sağcıların Hedefinde
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD'de Donald Trump'ın yeniden seçilmesinde rol oynayan ve yeni yönetimde kritik görevlere getirilen Hint kökenli Amerikalılar, kendi partilerinin aşırı sağcı tabanının hedefi haline geldi. Teknoloji ve sağlık sektörlerindeki başarılarıyla bilinen bu grup, muhafazakar kimliklerine rağmen ırkçı söylemlerle mücadele etmek zorunda kalıyor.
Eski Cumhuriyetçi başkan adayı Vivek Ramaswamy, Montana Eyalet Üniversitesi'nde katıldığı bir etkinlikte kendi seçmen kitlesinin sert eleştirileriyle karşılaştı. Sağcı gençlik örgütü Turning Point USA etkinliğinde konuşan Ramaswamy'ye, Hindu inancı ve kültürel geçmişi nedeniyle muhafazakar değerleri nasıl temsil edebileceği soruldu. Bir öğrencinin, "Neden bir Hristiyan gibi davranıyorsunuz?" şeklindeki sorusu, parti içindeki kültürel çatlağı gözler önüne serdi.
Ramaswamy'nin karşılaştığı bu durum münferit bir olay değil. Muhafazakar yorumcu Ann Coulter da daha önce Ramaswamy'ye "Hintli olduğu için" oy vermeyeceğini açıkça ifade etmişti. ABD'de teknoloji ve sağlık sektörlerinde önemli bir konuma sahip olan Güney Asyalılar, özellikle sosyal medya platformlarında MAGA (Make America Great Again) destekçilerinden gelen artan bir ırkçı dalgayla karşı karşıya kalıyor.
Cumhuriyetçi Parti için çalışan ve Trump'a iki kez oy veren yaratıcı stratejist Anang Mittal, seçim zaferinin ardından bazı grupların "yeni bir düşman" aramaya başladığını belirtiyor. Mittal'e göre, Cumhuriyetçi Parti'nin en görünür üyelerinden olmaları nedeniyle Hint kökenli Amerikalılar şu an bu hedef tahtasına oturtulmuş durumda.
Tüm bu tepkilere rağmen, Güney Asyalılar yeni Trump yönetiminde oldukça güçlü pozisyonlarda yer alıyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Yardımcısı Kush Desai, FBI Direktörü Kash Patel, Beyaz Saray yapay zeka danışmanı Sriram Krishnan ve İkinci First Lady Usha Vance gibi isimler bu grubun öne çıkan temsilcileri arasında bulunuyor.
Beyaz Saray yetkilisi Kush Desai, Hint kökenli Amerikalıların Donald Trump'ın yeniden seçilmesinde tarihi bir koalisyonun parçası olduğunu vurguluyor. Ancak, çeşitlilik karşıtlığını ana gündem maddelerinden biri yapan bir yönetimin parçası olan bu isimler, "Hint nefretini normalleştirin" diyen aşırı sağcı etkileyicilerle aynı siyasi şemsiye altında çalışmaya devam ediyor.
ABD'deki göçmen ve azınlık karşıtı politik söylemler, küresel teknoloji yeteneklerinin hareketliliğini ve ABD ile iş yapan Türk teknoloji profesyonellerini dolaylı olarak etkileyebilir.
ABD yönetimindeki yapay zeka ve teknoloji politikalarını yönlendiren kadrolardaki (Sriram Krishnan gibi) kültürel ve politik baskılar, Türk teknoloji şirketlerinin ABD pazarındaki stratejilerini ve lobi faaliyetlerini etkileyebilir.
ABD'deki göçmen karşıtı atmosferin artması, Türk teknoloji profesyonellerinin ve mühendislerin kariyer planlamalarında ABD yerine Avrupa veya yerel pazarlara yönelmesine neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



