Z Kuşağı Daha Hızlı Yaşlanıyor: 164 Bin Kişilik Araştırma Kanser Riskine Dikkat Çekiyor
2 dk okumantv-teknoloji
PAYLAS:

İngiltere ve ABD'de yürütülen kapsamlı bir sağlık araştırması, Z kuşağı ve Y kuşağı gibi genç nesillerin, önceki kuşaklara kıyasla biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını gösterdi. 164 binden fazla kişinin verilerinin analiz edildiği çalışma, bu hızlandırılmış yaşlanmanın erken yaşta ortaya çıkan kanser vakalarındaki artışla doğrudan ilişkili olabileceğine işaret ediyor.
Bilim insanları, İngiltere'deki veri tabanından 154 bin 169 yetişkin ile ABD'deki All of Us araştırma programına katılan 10 bin 262 kişinin sağlık verileri incelendi. Çalışmada, bireylerin biyolojik yaşını hesaplamak için kronolojik yaşın yanı sıra dokuz farklı kan biyobelirtecini temel alan PhenoAge yöntemi kullanıldı. İncelenen göstergeler arasında iltihaplanma belirteci CRP, kan şekeri, kreatinin ve beyaz kan hücresi sayıları yer aldı.
Elde edilen sonuçlar, daha genç kuşakların aynı kronolojik yaşta olmalarına rağmen önceki nesillere göre biyolojik olarak daha yaşlı bir profile sahip olduğunu ortaya koydu. Örneğin, ABD'de 1990-1999 yılları arasında doğan grubun yaş farkı puanı, 1965-1969 doğumlulara kıyasla yüzde 92 daha yüksek çıktı.
Araştırmacılar, biyolojik yaş farkı ile 55 yaşından önce kanser geliştirme riski arasındaki ilişkiyi de mercek altına aldı. Biyolojik olarak daha yaşlı görünen bireylerde erken yaşta kanser görülme olasılığının belirgin şekilde arttığı tespit edildi. Özellikle akciğer, sindirim sistemi ve rahim kanserlerinde bu ilişkinin çok daha güçlü olduğu vurgulandı.
Verilere göre, yaş farkı puanındaki her bir standart sapmalık artış, erken başlangıçlı katı tümör riskini yüzde 8 oranında artırıyor. En dikkat çekici bağlantı ise akciğer kanserinde gözlemlendi; biyolojik yaşlanma göstergelerindeki artışın akciğer kanseri riskini yüzde 57 oranında yükselttiği belirlendi.
Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden epidemiyolog Yin Cao, araştırmanın temel amacının modern yaşam koşullarının insan vücuduna biyolojik olarak nasıl işlendiğini anlamak olduğunu belirtti. Uzmanlar, sigara kullanımı, obezite ve genetik yatkınlık gibi faktörler hesaba katıldıktan sonra bile biyolojik yaşlanma ile kanser arasındaki bu ilişkinin devam ettiğinin altını çiziyor.
Küresel çapta erken yaşta görülen kanser vakalarındaki artışın kesin nedeni henüz tam olarak bilinmese de, hızlandırılmış biyolojik yaşlanmanın bu tablonun en önemli parçalarından biri olduğu düşünülüyor. Gelecekteki sağlık teknolojileri ve önleyici tıp çalışmalarının bu alana odaklanması bekleniyor.
Bu küresel sağlık trendi, Türkiye'deki genç nüfusun sağlık politikaları ve erken teşhis stratejileri açısından önem taşıyor.
Özel sağlık sigortası şirketleri ve sağlık teknolojileri girişimleri, biyolojik yaş ölçümü ve erken teşhis alanlarına yönelebilir.
Sağlık Bakanlığı'nın genç nüfusa yönelik koruyucu hekimlik ve erken kanser tarama programlarını güncellemesini gerektirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



