a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör Avrupa Birliği (AB), son dönemde derinleşen jet yakıtı arz sorununa ilişkin dikkat çeken bir uyarıda bulundu. AB Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Itkonen, krizin ne kadar süreceğinin öngörülemediğini belirterek “Sanırım kimse bu durumun ne kadar daha süreceğini bilmiyor. Bu nedenle yapabileceğimiz en iyi ve en etkili şey her türlü olasılığa hazırlanmak." diye konuştu. Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Itkonen, Avrupa genelinde jet yakıtı tedarikine ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü ifade etti. Mevcut durumda özellikle petrol ürünleri stoklarına dair veri akışında ciddi eksiklikler bulunduğuna dikkat çeken sözcü, farklı aktörlerin elindeki stokların gelişimine ilişkin şeffaflık sorunu yaşandığını dile getirdi.
Avrupa’daki jet yakıtı sıkıntısının temelinde, Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat aksaklıkları bulunuyor. Bu gelişmeler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı artışa yol açarken, jet yakıtı fiyatları da geçen yıla kıyasla iki kat artırdı.
Avrupa'da jet yakıtının ton başına fiyatı 1.500 doların (1.282 €) üzerine çıktı. Zirve döneminde 1800 doları geçti. Bu rakam İran savaşı öncesinde ton başına 830 dolardı.
AB rafinerileri normal koşullarda jet yakıtı talebinin yaklaşık yüzde 70’ini karşılayabiliyor. Ancak kalan kısmın büyük ölçüde Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden ithal edilmesi, bölgedeki jeopolitik riskleri Avrupa için kritik hale getiriyor.
Artan maliyet baskısı, havacılık sektöründe somut etkiler yaratmaya başladı. Hollandalı hava yolu şirketi KLM, yükselen yakıt fiyatları nedeniyle Avrupa içinde 160 uçuşu iptal edeceğini duyurdu. Alman Lufthansa ise iştiraki CityLine’ın faaliyetlerini durdurma kararı alırken, ayrıca 20 bin kısa mesafeli uçuşun iptal edileceğini açıkladı.
Düşük maliyetli taşıyıcılar Ryanair ve EasyJet ile turizm devi TUI de olumsuz piyasa koşulları nedeniyle yıl sonu beklentilerini aşağı yönlü güncelledi.
Avrupa’da kriz endişesi büyürken, Türkiye’nin jet yakıtı tarafında farklı bir konumda olduğu görülüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz ay "Türkiye jet yakıtı ithalatçısı bir ülke değil, tersine ihracatçı bir ülke. Şu anda Türkiye'de net olarak bir jet yakıtı problemi yoktur" demişti.
Bu söylemin temelini ise ülkedeki rafineri altyapısı oluşturuyor. Tüpraş’ın İzmit, İzmir ve Kırıkkale rafinerileri ile SOCAR Türkiye’nin STAR Rafinerisi, toplam üretimin büyük bölümünü karşılıyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre Türkiye, 2023 yılında yaklaşık 5,3 milyon ton jet yakıtı ihraç ederek küresel ölçekte dikkat çeken bir performans sergiledi.
2025 itibarıyla yapılan uzun vadeli anlaşmalar da arz güvenliğini güçlendiriyor. Tüpraş, İstanbul Havalimanı için 5 yıl süreyle yılda 1,8 milyon tonluk tedarik anlaşması imzalarken STAR Rafinerisi de yıllık 700 bin tonluk ek arz taahhüdünde bulundu. Böylece yalnızca İstanbul Havalimanı için yıllık 2,5 milyon tonun üzerinde yerli tedarik güvence altına alındı. Ancak Türkiye, bu krize karşı bağışık değil. Zira diğer bölgelerdeki tedarik sıkıntıları ve artan hammadde maliyetleri THY dahil diğer havacılık şirketlerini doğrudan etkiliyor. Rafineri maliyetleri artarken havayolu şirketleri de kesintilere gidiyor.
Elektrikli Volkswagen ID. Polo resmen tanıtıldı