Her 1 Milyon Elektrikli Araç Türkiye'nin Enerji İthalatını 900 Milyon Dolar Azaltacak
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Dünya genelinde hız kazanan elektrifikasyon süreci, Türkiye için çevresel faydalarının ötesinde kritik bir ekonomik fırsat sunuyor. Enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından hazırlanan yeni bir analize göre, elektrikli araçların yaygınlaşması Türkiye'nin dışa bağımlılığını ve enerji ithalatı faturasını ciddi oranda düşürecek.
Türkiye'nin enerji ithalatı faturasının en büyük kalemini karayolu ulaşımı oluşturuyor. Sektörün sadece 2025 yılında yaklaşık 15 milyar dolarlık bir maliyet yaratarak toplam enerji faturasının üçte birini tek başına üstlenmesi bekleniyor. Ember'in hesaplamalarına göre, yollara çıkan her 1 milyon elektrikli otomobil, yılda yaklaşık 900 milyon dolarlık fosil yakıt ithalatının önüne geçme potansiyeline sahip.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) yayımladığı projeksiyonlara göre, Türkiye'deki elektrikli araç parkının 2035 yılına kadar 5 milyon adedi aşması öngörülüyor. Bu hedefin gerçekleşmesi durumunda, ülkenin fosil yakıt ithalatında yıllık 4.5 milyar dolarlık devasa bir tasarruf sağlanabilecek.
Yapılan analizde, içten yanmalı motorlu araçların 100 kilometredeki ortalama yakıt tüketimleri benzinliler için 7,5 litre, dizeller için 5,5 litre ve LPG'liler için 9 litre olarak baz alındı. Buna karşılık elektrikli araçların ortalama enerji tüketimi 100 kilometrede 18 kWh olarak hesaplandı. Mevcut verilere göre, satılan yeni otomobillerin yüzde 17'sini elektrikli modeller oluştururken, trafikteki toplam elektrikli araç sayısı 420 binin üzerine çıkmış durumda.
Tasarruf hesaplamaları, elektrikli araçların tükettiği enerjinin tamamen yerli kaynaklardan sağlandığı varsayımına dayanıyor. Günümüzde Türkiye'deki şarj istasyonlarının yüzde 60'ından fazlası halihazırda temiz enerji ile faaliyet gösteriyor. Bu durum, sürdürülebilirlik hedefleri açısından umut verici bir tablo çiziyor.
Raporun dikkat çeken bir diğer bulgusu ise karayolu ulaşımından kaynaklanan enerji ithalatının dağılımı oldu. İthalatın yüzde 40'ı binek otomobillerden kaynaklanırken, asıl büyük pay olan yüzde 60'lık kısım kamyon, çekici ve otobüs gibi ağır taşıtlara ait. Uzmanlar, tam anlamıyla bir ekonomik ve çevresel fayda sağlanabilmesi için elektrifikasyon sürecinin sadece binek araçlarla sınırlı kalmayıp ticari filoları da kapsaması gerektiğini vurguluyor.
Elektrikli araçların yaygınlaşması, Türkiye'nin makroekonomik dengelerini iyileştirerek cari açığın azalmasına doğrudan katkı sağlayacak.
Şarj istasyonu işletmecileri ve yenilenebilir enerji şirketleri için yeni iş hacimleri oluşacak.
EPDK'nın şarj ağı ve yerli enerji kullanımına yönelik yeni teşvik edici regülasyonlar getirmesi beklenebilir.
Temiz enerji ve elektrikli araç altyapısına yönelik yerli ve yabancı yatırımlar ivme kazanabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



