Türk Savunma Sanayisi İhracatta 10 Milyar Doları Aşarak Ekonominin Lokomotifi Oldu
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Türkiye'nin savunma sanayisi ve havacılık sektörü, son yıllarda imza attığı dev ihracat sözleşmeleriyle ülke ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biri haline geldi. 2002 yılında 248 milyon dolar seviyesinde olan ihracat hacmi, 2025 itibarıyla 10 milyar dolar barajını aşarak tarihi bir büyüme kaydetti.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Şakir Zümre ve Nuri Killigil gibi isimlerin girişimleriyle başlayan savunma sanayisi hamleleri, o dönemde uçak bombası ve cephane ihracatına kadar uzanmıştı. Ancak Marshall Yardımları ve NATO üyeliği süreciyle başlayan dışa bağımlılık, yerli üretimi uzun süre sekteye uğrattı. Modern anlamdaki dönüşüm ise 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında kurulan ASELSAN ve TUSAŞ gibi vakıf şirketleriyle yeniden ivme kazandı.
Sektördeki asıl kırılma noktası 2010'lu yıllarda yaşandı. Türkiye, kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçerek kara, hava ve deniz platformlarında küresel bir oyuncuya dönüştü. 2018'de Pakistan ile imzalanan MİLGEM korveti satışı ve 2021'de Polonya'nın 24 adet Bayraktar TB2 alımı, Türk savunma sanayisinin NATO ve Avrupa pazarındaki rüştünü ispatladı.
İhracat rekorları son yıllarda peş peşe kırılmaya devam ediyor. 2023 yılında Baykar ile Suudi Arabistan arasındaki AKINCI TİHA anlaşması tek kalemde yapılan en büyük ihracat olurken, Endonezya ile imzalanan ve değeri 10 milyar doları aşan 48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağı projesi, sektörün ulaştığı yeni boyutu gözler önüne serdi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre, 2024 yılında 7,1 milyar dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025'te yaklaşık yüzde 48 artışla 10 milyar 54 milyon dolar seviyesine ulaştı. Yeni sözleşmelerin hacmi ise 2024'teki 10 milyar dolar seviyesinden, 2025'te yüzde 78 büyümeyle 17,8 milyar dolara fırladı.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen SAHA Expo'da imzalanan yaklaşık 8 milyar dolarlık sözleşmeler bu ivmeyi daha da hızlandırdı. Savunma ihracatının Türkiye'nin toplam ihracatı içindeki payı 2022'de yüzde 1,7 iken, bugün yüzde 3,7 seviyesine yükseldi. 2002'den bu yana yaşanan yüzde 5.200'lük büyüme, sektörün ekonomi içindeki stratejik önemini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Savunma sanayisindeki bu büyüme, Türkiye'nin ihracat gelirlerini artırırken yüksek teknoloji üretim kapasitesini güçlendiriyor.
Yerli alt yükleniciler ve KOBİ'ler için devasa bir ekosistem ve yeni iş hacimleri yaratılıyor.
Mühendislik ve havacılık alanında nitelikli istihdam ihtiyacı ve beyin göçünü tersine çevirme potansiyeli artıyor.
Savunma teknolojilerine ve Ar-Ge faaliyetlerine yönelik yerli ve yabancı yatırımların ivme kazanması bekleniyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



