Yeni Orta Vadeli Program'ın Şifreleri: Büyümeden Taviz Verilmeden Enflasyon Düşecek mi?
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Hükümet tarafından açıklanan yeni Orta Vadeli Program (OVP), makroekonomik hedeflerdeki güncellemelerle ekonominin gelecekteki rotasını çiziyor. Enflasyon ve cari açık beklentilerinde belirgin yukarı yönlü revizyonlar yapılırken, büyüme hedeflerinin büyük ölçüde sabit kalması, ekonomi yönetiminin önceliklerini gözler önüne seriyor.
Yeni OVP verilerine göre, enflasyon patikası hem daha yukarı hem de ileri bir tarihe kaydırıldı. Tek haneli enflasyon hedefi kağıt üzerinde iki yıl daha ertelenirken, cari açık beklentileri kalıcı olarak genişledi ve bütçenin önümüzdeki yıl yeniden gevşeyeceği öngörüldü.
Tüm bu makroekonomik revizyonların arasında en dikkat çekici unsur ise büyüme oranlarındaki sabitlik oldu. Önceki programda 2026 için %3,8, 2027 için %4,3 ve 2028 için %5,0 olarak hedeflenen büyüme oranları; yeni programda sırasıyla %3,3, %4,2 ve %4,6 seviyelerine çekildi. Ortalama 0,3 puanlık bu sınırlı düşüş, büyümenin ekonomi politikalarında kırmızı çizgi olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Büyüme hedeflerindeki bu korumacı yaklaşım, işsizlik verilerine de yansıdı. 2026 yılı için işsizlik hedefi %8,4 yerine %8,1 olarak güncellendi. Seçim takviminin yaklaşacağı yıllarda iktidarın büyüme ve istihdam hedeflerini aşağı çekmek istemediği piyasa uzmanları tarafından vurgulanıyor.
Program metninde, 2026 yılındaki sınırlı büyüme kaybı üç ana unsura bağlanıyor: Jeopolitik gerilimlerin tetiklediği dış talep zayıflığı, küresel ticaretteki yavaşlama ve dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkı finansal koşullar. Hükümetin 2027'de büyümeyi yeniden %4,2 seviyesine çıkarmayı hedeflemesi, bu yavaşlamanın bilinçli bir tercihten ziyade dışsal şoklara verilen bir tepki olduğunu işaret ediyor.
Ekonomistlere göre, güçlü bir dezenflasyon sürecinin büyümeden neredeyse hiç feragat edilmeden başarılması oldukça zor bir senaryo. Bu durumun gerçekleşebilmesi için ülkeye çok güçlü bir sermaye girişinin sağlanması veya Merkez Bankası kredibilitesinin en üst seviyede olması gerekiyor.
Mevcut kurumsal yapı ve para politikası çerçevesinde, enflasyonu düşürmenin getireceği maliyetler ile büyüme hedefleri arasındaki denge, ekonomi yönetiminin en büyük sınavı olmaya devam edecek. Piyasalar, önümüzdeki dönemde atılacak adımların bu hassas dengeyi nasıl şekillendireceğini yakından takip ediyor.
Yeni OVP hedefleri, Türkiye'deki işletmelerin finansman maliyetlerini, yatırım kararlarını ve vatandaşın alım gücünü doğrudan etkileyecek bir makroekonomik çerçeve sunuyor.
Enflasyonun yüksek kalması ve sıkı para politikası, şirketlerin finansmana erişimini zorlaştırmaya devam edebilir.
OVP hedefleri doğrultusunda vergi ve bütçe politikalarında yeni düzenlemeler hayata geçirilebilir.
Büyüme hedeflerinin korunması, belirli sektörlerde (özellikle iç piyasa odaklı) yatırımların sürmesine zemin hazırlayabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



