ABD Ordusunda Zorunlu Testosteron Testi Kararı Tıp Dünyasını Endişelendiriyor
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 30 yaş ve üzeri askeri personel için zorunlu testosteron taraması başlatma kararı, tıp dünyasında büyük tartışma yarattı. Hegseth bu adımı askerlerin performansını artırmak için attığını savunurken, endokrinoloji uzmanları uygulamanın klinik açıdan riskli bir mayın tarlası olduğunu belirtiyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 30 yaş ve üzeri tüm muvazzaf ve yedek personelin yıllık sağlık değerlendirmeleri sırasında zorunlu testosteron eksikliği taramasından geçeceğini duyurdu. 30 yaş altındaki personel ise talep etmeleri halinde bu testlere katılabilecek. Hegseth, bu taramaların ve olası tedavilerin askerlerin performansını, dayanıklılığını ve uzun vadeli sağlığını optimize etmeyi amaçladığını ifade etti.
Girişimin "yapay bir geliştirme" olmadığını ve personelin tedaviyi reddedebileceğini belirten Hegseth, testlerin askerlerin savaşma kapasitesini korumak için gerekli biyolojik temeli sağlamayı hedeflediğini iddia etti. Ancak bu geniş çaplı tarama planı, sağlık uzmanları tarafından bilimsel dayanaktan yoksun bulunuyor.
Vücuttaki hormon sistemleri konusunda uzmanlaşmış Endocrine Society, kararın ardından yayınladığı bildiride, semptom göstermeyen erkeklerde popülasyon düzeyinde testosteron taraması yapılmasını destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığını vurguladı. Washington Üniversitesi Tıp Merkezi'nden Endokrinoloji Uzmanı Prof. Bradley Anawalt ise kararı "rasyonel sağlık hizmetlerinde saati geriye almak" olarak nitelendirdi.
Prof. Anawalt, bu uygulamanın etik sorunlara ve ciddi sağlık sonuçlarına yol açabileceğinden endişe duyduğunu belirtti. Uzmanlara göre, gereksiz değerlendirmeler ve yanlış teşhisler, personelin uygun olmayan testosteron reçeteleri almasına neden olabilir.
Tıbbi olarak hipogonadizm (vücudun yeterli testosteron üretememesi) durumu genellikle genetik faktörler veya hipofiz bezi sorunlarından kaynaklanıyor. Ancak bu tür genetik ve yapısal sorunlar erkeklerin en fazla yüzde 1'ini etkiliyor. Geri kalan vakalarda ise düşük testosteron seviyeleri genellikle stres, uyku yoksunluğu, obezite, yaşlanma veya kullanılan ilaçlar gibi dış faktörlere bağlı olarak gelişiyor.
Uzmanlar, uyku yoksunluğu veya stres kaynaklı düşük testosteron durumlarında hormon replasman tedavisi yerine temel sorunun çözülmesi gerektiğini (örneğin dinlenme) vurguluyor. ABD ordusunun bu yeni politikasının, askerlerin genel sağlığı üzerinde nasıl bir uzun vadeli etki yaratacağı ise tıp camiasında endişeyle takip ediliyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



