BM Raporu: Küresel Isınmada 1,5 Derece Hedefinin Aşılması Artık Kaçınılmaz
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, küresel sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerine çıkması artık önlenemez bir durum haline geldi. Yaklaşık 50 önde gelen iklim bilimcisinin katkılarıyla hazırlanan rapor, Paris Anlaşması hedeflerinin tehlikede olduğunu vurgularken, iklim politikalarında "aşım, zirve ve düşüş" odaklı yeni bir döneme girilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
BM, ilk kez bu raporda 1,5 derece eşiğinin kaçınılmaz olarak aşılacağını resmi olarak kabul etti. Mevcut emisyon azaltma politikalarının yetersiz kaldığını belirten uzmanlar, yeni bir yaklaşım öneriyor. Bu senaryoya göre, küresel sıcaklıklar önce 1,5 derecenin üzerine çıkacak, belirli bir seviyede zirve yapacak ve ardından atmosferdeki sera gazlarının azaltılmasıyla yeniden düşüşe geçecek.
Bu planın başarılı olabilmesi için küresel sera gazı emisyonlarının 2035 yılına kadar yüzde 55 oranında azaltılması ve yüzyılın ortasına kadar net sıfır hedefine ulaşılması gerekiyor. Rapora göre, gerekli adımlar atılırsa sıcaklık artışı 1,8 derece seviyelerinde zirve yapabilir. Ancak bu zirve noktası bile, iklim krizi açısından yıkıcı sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor.
Sıcaklık artışının 1,8 dereceye ulaşması, deniz seviyelerindeki yükselişi hızlandırarak kıyı topluluklarını ciddi şekilde tehdit edecek. Sıcak hava dalgaları, kasırgalar ve orman yangınları gibi aşırı hava olaylarının şiddeti artacak. Gerekli uyum önlemleri alınmadığı takdirde, küresel gıda üretiminin yüzde 14 oranında azalabileceği öngörülüyor.
Sıcaklıkları yeniden düşürmek için sadece emisyonları azaltmak yeterli olmayacak; atmosferdeki karbondioksitin de büyük ölçekte uzaklaştırılması gerekecek. Ormanlaştırma gibi doğal yöntemlerin yanı sıra, karbondioksiti doğrudan havadan çekerek yer altında depolayan karbon yakalama teknolojilerine ihtiyaç duyulacak. Ancak dünya şu anda yılda sadece 2 gigaton karbondioksit uzaklaştırabiliyor ve bu miktar, yıllık küresel emisyonların yalnızca yüzde 5'ine denk geliyor.
Karbon giderme çalışmalarının mevcut seviyenin beş katına çıkarılması durumunda bile, 10 yıllık sıcaklık artışını geri almak yaklaşık 50 yıl sürebilir. Ayrıca, bu teknolojilerin yüksek maliyetli olması ve büyük ölçekte işe yarayacağının henüz kanıtlanmamış olması süreci zorlaştırıyor. Doğal yöntemler ise orman yangınları gibi riskler nedeniyle depolanan karbonun aniden atmosfere salınması tehlikesini barındırıyor.
Raporun en çarpıcı uyarılarından biri de 1,5 derece eşiğinin geçici olarak aşılmasının bile kalıcı hasarlar bırakacak olması. Dünya üzerindeki buzulların en az dörtte birinin kalıcı olarak eriyebileceği, yok olan canlı türlerinin geri getirilemeyeceği ve Amazon yağmur ormanları gibi kritik ekosistemlerde geri dönüşü olmayan "devrilme noktalarının" tetiklenebileceği belirtiliyor.
Küresel sıcaklık artışı, Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'de kuraklık, orman yangınları ve tarımsal verim kayıpları gibi ciddi iklim risklerini artıracaktır.
Tarım ve gıda sektörlerinde üretim düşüşleri yaşanabilir, su kaynaklarına bağımlı endüstriler risk altına girebilir.
Türkiye'nin emisyon azaltım hedeflerini (Net Sıfır 2053) hızlandırması ve karbon vergisi gibi yeni düzenlemeleri devreye alması gerekebilir.
Karbon yakalama teknolojileri, su yönetimi ve yenilenebilir enerji alanındaki yerel girişimlere yönelik yatırımlar ivme kazanabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



