Genetiği Değiştirilmiş Domuz Böbreği Nakledilen Hasta 9 Aydır Diyalizsiz Yaşıyor
2 dk okumawired
PAYLAS:

Massachusetts General Hospital'da gerçekleştirilen tarihi bir operasyonla, genetiği değiştirilmiş domuz böbreği nakledilen bir hasta 285 gündür diyalize ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürüyor. Biyoteknoloji şirketi eGenesis tarafından Crispr teknolojisiyle geliştirilen bu organ, organ nakli bekleyen hastalar için umut verici bir alternatif sunuyor.
Geçtiğimiz yıl 22 Kasım'da Massachusetts General Hospital'da ameliyat olan kadının böbreği, perşembe günü itibarıyla tam 285 gündür işlevini sürdürüyor. Merkezi Cambridge'de bulunan biyoteknoloji şirketi eGenesis, organı insan vücuduna uyumlu hale getirmek için Crispr gen düzenleme teknolojisini kullandı. Önceki rekor, 271 gün ile Tim Andrews adlı hastaya aitti.
Böbrek nakli bekleyen hastalar, kan grubu ve diğer faktörlere bağlı olarak ortalama üç ila beş yıl beklemek zorunda kalıyor. Bu bekleme süresince hastalar genellikle haftada üç gün, dörder saat süren yorucu diyaliz seanslarına ihtiyaç duyuyor. Zamanla kan damarlarına zarar verebilen bu süreç, hastaların genel sağlığını da olumsuz etkiliyor.
Domuz böbrekleri, insan organı bulunana kadar geçici ama hayati bir alternatif sunma potansiyeli taşıyor. Boyut ve işlev olarak insan organlarına benzeyen domuz organları, bilim insanları tarafından genetik olarak düzenleniyor. eGenesis CEO'su Mike Curtis, Crispr kullanılarak bağışıklık tepkisine neden olabilecek belirli domuz genlerinin çıkarıldığını ve insan genlerinin eklendiğini belirtiyor.
Bu sayede organın anında reddedilmesi önlenirken, domuz virüslerinin hastalara geçme riski de en aza indiriliyor. Curtis, diyalizde geçen sürenin hastaların sağlığını giderek bozduğunu ve domuz böbreği naklinin genel sağlık durumunda radikal bir iyileşme sağladığını vurguluyor.
Şu ana kadar eGenesis böbreği alan beşinci kişi olan bu hasta, FDA'nın (Gıda ve İlaç Dairesi) deneysel tedavilere izin veren genişletilmiş erişim programı kapsamında ameliyat edildi. The Lancet tıp dergisinde yayımlanan yeni bir makale, önceki hastalarda görülen kan pıhtılaşması (trombotik mikroanjiyopati) gibi sorunların, bağışıklık baskılayıcı ilaçların dozajını ayarlamak için önemli veriler sunduğunu gösteriyor.
ABD'de 95.000'den fazla kişi böbrek nakli beklerken, donör eksikliği nedeniyle yılda sadece 28.000 civarında nakil yapılabiliyor. FDA, eGenesis'e 50 ila 70 yaş arasındaki 33 hastayı kapsayacak daha resmi bir klinik deney yürütmesi için yeşil ışık yaktı. Bu geniş çaplı denemelerin 2027 yılında başlaması planlanıyor.
Bu gelişme, Türkiye'deki binlerce böbrek yetmezliği hastası için uzun vadede yeni bir umut ışığı olabilir ve yerel biyoteknoloji araştırmalarına ilham verebilir.
Türkiye'deki sağlık kurumları ve hastaneler, gelecekte bu tür genetiği değiştirilmiş organ nakli prosedürlerini kendi sistemlerine entegre etmek için hazırlık yapabilir.
Sağlık Bakanlığı'nın hayvandan insana organ nakli (ksenotransplantasyon) konusundaki etik ve yasal düzenlemeleri küresel standartlara göre güncellemesi gerekebilir.
Türkiye'deki biyoteknoloji girişimleri, Crispr ve gen düzenleme alanındaki Ar-Ge çalışmalarına daha fazla yatırım çekebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



