Çin'deki Gen Düzenleme Deneylerinde İki Çocuğun Hayatını Kaybettiği Ortaya Çıktı
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Çin'de gerçekleştirilen deneysel gen düzenleme tedavileri sırasında iki çocuğun hayatını kaybettiği ve bu trajik olayların aylarca kamuoyundan saklandığı ortaya çıktı. CRISPR gibi yenilikçi teknolojilerin umut vadettiği bir dönemde yaşanan bu ölümler, klinik çalışmaların denetimi ve şeffaflığı konusunda küresel çapta ciddi endişelere yol açtı.
Science dergisi ve Retraction Watch tarafından yürütülen ortak soruşturma, ilk vakanın Şanghay'daki Xinhua Hastanesi'nde yaşandığını gün yüzüne çıkardı. Altı yaşındaki bir kız çocuğu, beyin odaklı bir gen düzenleme tedavisi gördükten sadece bir hafta sonra yaşamını yitirdi. Çocuğa, normal şartlarda yaşamı doğrudan tehdit etmeyen nadir bir nörogelişimsel bozukluk olan Snijders Blok-Campeau sendromu teşhisi konulmuştu.
Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nden nörobilimci Zilong Qiu tarafından yürütülen bu deneysel tedavi için ailenin yaklaşık 860 bin dolar ödediği belirtiliyor. Tedavinin ardından çocukta, küçük kan damarlarında oluşan pıhtıların organlara zarar verdiği trombotik mikroanjiyopati gelişti. Hastanenin etik kurulu, ölümün deneysel tedaviyle kesin olarak ilişkili olduğunu kabul etmesine rağmen, bu durum aylarca gizli tutuldu.
Araştırma ekibinin Nature dergisinde yayımladığı klinik öncesi çalışmada bu ölümden hiç bahsedilmemesi bilim dünyasında büyük tepki çekti. Olayın açığa çıkmasının ardından dergi makaleye editoryal uyarı notu eklerken, ClinicalTrials.gov üzerindeki kayıt da güncellenerek hastanın tedaviye bağlı ciddi yan etkiler nedeniyle hayatını kaybettiği sisteme işlendi.
İlk olayın yankıları sürerken, Şanghay merkezli biyoteknoloji şirketi HuidaGene Therapeutics'in yürüttüğü başka bir çalışmada da ölüm yaşandığı anlaşıldı. Duchenne musküler distrofisi için geliştirilen HG302 isimli deneysel tedavinin yüksek dozunu alan bir hasta, ağır bir bağışıklık sistemi reaksiyonu geliştirerek hayatını kaybetti.
Şirket, Adeno ilişkili virüs (AAV) taşıyıcısının vücuda verilmesinin ardından oluşan akut solunum sıkıntısı sendromunun ölüme yol açtığını kabul etti. Ancak bu ölüm vakası yaklaşık 15 ay boyunca kamuoyundan saklandı. Bu sessizlik sürecinde şirketin CEO'su Alvin Luk ve Baş Teknoloji Sorumlusu TJ Cradick'in görevlerinden ayrıldığı, olayın ancak ısrarlı gazetecilik soruşturmaları sonucunda aydınlatılabildiği bildirildi.
Bu gelişme, Türkiye'deki nadir hastalık tedavileri ve deneysel genetik çalışmalar için etik denetimlerin ve yasal düzenlemelerin önemini bir kez daha gündeme getirebilir.
Nadir hastalıklar alanında çalışan Türk biyoteknoloji girişimleri için klinik deney şeffaflığı standartlarının artması beklenebilir.
Sağlık Bakanlığı ve etik kurulların, yurt dışı kaynaklı veya yerel deneysel gen tedavilerine yönelik denetim süreçlerini sıkılaştırmasına neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



