Ünlülerin Kilo Kaybı ve Sosyal Medya Algoritmalarının Tehlikeli Etkisi
2 dk okumawired
PAYLAS:

Sosyal medyada ünlü kadınların aşırı zayıflaması üzerine dönen viral tartışmalar, uzmanlar tarafından tehlikeli bulunuyor. Ariana Grande gibi isimlerin odak noktasında olduğu bu paylaşımlar, iyi niyetli görünse de yeme bozukluğu ile mücadele eden bireyleri olumsuz etkiliyor. Sosyal medya algoritmaları ise bu tetikleyici içeriklerin yayılımını hızlandırıyor.
Sosyal platformlarda ünlülerin kilo kaybını gösteren "öncesi ve sonrası" fotoğrafları ve GLP-1 kullanımı hakkındaki spekülasyonlar giderek artıyor. Birçok kullanıcı bu yorumları sağlık endişesi kisvesi altında yapsa da, uzmanlar bu durumun halkı yanlış yönlendirdiğini belirtiyor. Hatta bu tür paylaşımlar, iyileşme sürecindeki hastalar için sağlıksız bir ilham kaynağına dönüşebiliyor.
Tartışmalar, Ariana Grande'nin "Petal" adlı yeni şarkısı için yayınladığı müzik videosunun ardından zirveye ulaştı. Videoda kendisine kilo vermesini söyleyen yöneticilere karşı bir duruş sergilense de, izleyiciler şarkıcının aşırı zayıf görünümüne odaklandı. Jameela Jamil gibi diğer ünlüler de videonun genç hayranlar için "son derece zarar verici bir imajı" yücelttiğini savunarak tepki gösterdi.
Gelen tepkilerin ardından Grande'nin ekibi, sanatçının halka açık etkinliklere ara vereceğini duyurdu. Ancak 2010'lardaki "beden olumlama" akımının çöküşü ve sağlıksız güzellik standartlarının geri dönüşü, yeme bozukluğu tedavisi arayan gençlerin sayısında endişe verici bir artışa neden oldu. Bu noktada sosyal medya algoritmaları, kullanıcıları sürekli benzer içeriklere maruz bırakarak durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.
Yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış aile terapisti Allison Logue, Grande'nin karşılaştırmalı fotoğraflarını paylaşmanın son derece zararlı olduğunu vurguluyor. Logue'a göre, viral olan bu paylaşımların birçoğu, risk altındaki bireylerin birbirleriyle rekabet ettiği "pro-anoreksiya" alanlarından çıkıyor. Ünlülerin kilo kaybı üzerinden gördüğü yoğun ilgi, yeme bozukluğu olan kişileri bu görünümü taklit etmeye teşvik edebiliyor.
Toplumun ünlülerin kilolarına olan bu geniş çaplı takıntısı, herkesin dış görünüşe dikkat ettiği ve yargıladığı fikrini pekiştiriyor. Logue, medyanın sadece düşük kilolu bireylere odaklanmasının, her bedenden insanın yeme bozukluğu yaşayabileceği gerçeğini gölgelediğini belirtiyor. Uzmanlar, tedavi sürecinde hastaların dış görünüşlerini bir motivasyon veya endişe kaynağı olarak kullanmaktan özellikle kaçınıyor.
Küresel sosyal medya trendleri ve algoritmaların tetiklediği yeme bozuklukları, Türkiye'deki genç kullanıcıları ve dijital sağlık tartışmalarını doğrudan etkilemektedir.
Türkiye'deki dijital pazarlama ve sosyal medya ajanslarının içerik moderasyonu konusunda daha dikkatli olmasını gerektirebilir.
BTK ve ilgili kurumların, zararlı algoritmik içeriklerin gençlere ulaşmasını engellemek için yeni sosyal medya düzenlemeleri getirmesine zemin hazırlayabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



