Down Sendromu Tedavisinde CRISPR Teknolojisiyle Önemli Bir Adım Atıldı
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

ABD'deki Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi ve Harvard Tıp Fakültesi araştırmacıları, Down sendromuna neden olan genetik anormalliği hedef alan yeni bir yöntem geliştirdi. CRISPR/Cas9 teknolojisinin modifiye edilmiş bir versiyonunu kullanan ekip, laboratuvar ortamında 21. kromozomun ekstra kopyasını susturmayı başardı.
Down sendromu, genellikle 21. kromozomun üç kopya halinde bulunması (trisomi 21) sonucunda ortaya çıkıyor. Araştırmanın temelinde, insan vücudunda doğal olarak gerçekleşen ve kadınlardaki iki X kromozomundan birini susturan X-inaktivasyonu mekanizması yer alıyor. Bu süreç, XIST adı verilen uzun kodlamayan RNA tarafından kontrol ediliyor.
Bilim insanları daha önceki çalışmalarda XIST'i Down sendromlu hücrelere ekleyerek ekstra kromozomu susturmayı denemiş, ancak eski gen düzenleme teknikleri düşük başarı oranlarında kalmıştı. Yeni çalışmada geliştirilen CRISPR tabanlı yöntem ile trisomi 21 taşıyan hücrelerin yüzde 20 ila 40'ında başarılı XIST entegrasyonu sağlandı.
Geliştirilen yöntemin yalnızca hedeflenen kromozom kopyasını etkilediği ve bu sayede olası yan etki risklerinin sınırlandırılabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, ekstra kromozomun tamamen susturulmasının şart olmadığını, kısmi bir gen baskılamasının bile Down sendromunun en ağır semptomlarını hafifletebileceğini vurguluyor.
Çalışma şu an için erken aşamada bulunuyor ve klinik uygulamalara geçilmeden önce gen düzenleme sürecinin istenmeyen genetik mutasyonlara yol açıp açmadığının detaylıca incelenmesi gerekiyor. Araştırma ekibi, elde edilen bu laboratuvar bulgularının ardından bir sonraki aşama olan fare modelleri üzerindeki deneylere başlamaya hazırlanıyor.
Bu genetik düzenleme çalışması, gelecekte Türkiye'deki Down sendromlu bireyler için yeni tedavi protokollerinin önünü açabilir.
Türk biyoteknoloji firmaları ve genetik laboratuvarları bu yeni CRISPR metodolojisini kendi araştırmalarına entegre edebilir.
Gen düzenleme tedavilerinin klinik aşamaya gelmesi, Türkiye'deki sağlık otoritelerinin yeni biyoetik ve yasal düzenlemeler yapmasını gerektirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



