HIV Tedavisinde Yeni Umut: Genetik Mutasyonlu Kök Hücre Nakli Virüsü Yok Etti
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Norveç'te kan kanseri tedavisi gören 63 yaşındaki bir hasta, genetik mutasyonlu kök hücre nakli sayesinde HIV'den kurtulmayı başardı. "Oslo hastası" olarak bilinen vakada, beş yıl boyunca ilaç kullanılmamasına rağmen virüsün yeniden ortaya çıkmaması, tıp dünyasında kalıcı tedavi umutlarını artırdı.
Günümüzde antiretroviral tedaviler sayesinde HIV kontrol altına alınabilse de, ilaçlar bırakıldığında virüs yeniden aktif hale geliyor. Oslo Üniversite Hastanesi tarafından yürütülen çalışmada, hastaya kan kanseri tedavisi için allojenik hematopoietik kök hücre nakli (HSCT) uygulandı. Donör olarak seçilen kardeşinin, HIV'e karşı doğal direnç sağlayan nadir bir genetik mutasyon olan CCR5Δ32/Δ32'ye sahip olması operasyonun seyrini değiştirdi.
HIV, beyaz kan hücrelerine girmek için normalde CCR5 reseptörünü kullanıyor. Ancak bu nadir mutasyona sahip kişilerde söz konusu reseptör bulunmadığı için virüs hücrelere giremiyor. Nakil sonrasında hastanın bağışıklık sistemi, donörden gelen bu dirençli hücrelerle yer değiştirerek virüse karşı adeta kilitli bir yapıya büründü.
Araştırmacılar, nakilden dört yıl sonra yaptıkları analizlerde hastanın vücudunda işlevsel HIV DNA'sına rastlamadı. Hasta iki yıl sonra HIV ilaçlarını bıraktı ve aradan geçen beş yıla rağmen virüs yeniden ortaya çıkmadı. HIV'in gizlenmeyi tercih ettiği bağırsak dokusunda bile aktif virüs izi bulunamadı.
En dikkat çekici bulgulardan biri de hastanın bağışıklık sisteminin verdiği tepkiler oldu. HIV'e karşı gelişen antikor seviyeleri düşerken, T hücrelerinin virüse verdiği yanıt tamamen ortadan kalktı. Bilim insanları, bu durumu bağışıklık sisteminin virüsü "unutması" olarak nitelendiriyor.
Elde edilen bu başarı büyük bir umut kaynağı olsa da, kök hücre naklinin standart bir HIV tedavisi olarak kullanılması şu an için mümkün görünmüyor. Yüksek risk taşıyan bu prosedürler, genellikle sadece hayati tehlike arz eden durumlarda tercih ediliyor. İstatistiklere göre, bu operasyonu geçiren hastaların yaklaşık %10 ila %20'si ilk yıl içinde hayatını kaybediyor.
Bilim insanları, Oslo hastası gibi nadir görülen remisyon vakalarını inceleyerek ortak biyobelirteçleri belirlemeyi hedefliyor. Gelecekte, bu genetik mekanizmaların yapay zeka destekli gen düzenleme teknolojileriyle birleştirilerek daha güvenli ve kalıcı tedavi yöntemlerine dönüştürülmesi planlanıyor.
Bu tıbbi gelişme, Türkiye'deki hematoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının HIV tedavi protokollerine yönelik araştırmalarına yeni bir perspektif kazandırabilir.
Türk tıp merkezleri ve araştırma hastaneleri, genetik tabanlı HIV tedavi araştırmalarına daha fazla kaynak ayırabilir.
Genetik mühendisliği ve immünoloji alanında çalışan Türk bilim insanları için yeni araştırma ve uluslararası işbirliği fırsatları doğabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



