İsrail'de Savaş Yorgunluğu: Halkın Çoğunluğu İran'la Ateşkese Karşı
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

İsrail'de yapılan son kamuoyu yoklamaları, halkın uzun süredir devam eden çatışmalardan dolayı yorgun düştüğünü ancak İran ve desteklediği gruplara karşı geri adım atılmasını istemediğini ortaya koyuyor. Çatışmaların günlük hayata etkileri sürerken, halkın önemli bir kısmı mevcut askeri stratejilerin hedeflerine ulaşmadığını düşünüyor.
Tel Aviv'de yaşayan Liat Zvi'nin hasar gören dairesi, çatışmaların sivil hayata yansımalarının sadece bir örneği. Tahran'ın düzenlediği misilleme saldırılarında İsrail'in hava savunma sistemlerini aşan bir füze, Zvi'nin yaşadığı binaya isabet ederek 32 yaşındaki Filipinli bakıcı Mary Anne Velasquez de Vera'nın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Bu olay, İran ile yaşanan doğrudan çatışmalarda İsrail içindeki ilk can kaybı olarak kayıtlara geçti. Zvi, iki buçuk yıldır süren savaş halinin insanları psikolojik olarak çökerttiğini belirtiyor.
Kudüs Hebrew Üniversitesi tarafından 1.312 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen anket, toplumdaki karmaşık ruh halini gözler önüne seriyor. Katılımcıların üçte biri mevcut duygularını "umutsuzluk" olarak tanımlarken, bunu şaşkınlık ve öfke takip ediyor. Buna rağmen, halkın yaklaşık üçte ikisi Washington ile Tahran arasındaki temkinli ateşkese karşı çıkıyor. Çoğunluk, ABD ve İsrail'in son bombardımanlarının ne İran'ı ne de Lübnan'daki Hizbullah'ı ciddi şekilde zayıflattığına inanıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaşın başında İran'ın nükleer ve balistik füze kapasitesini yok etmeyi hedeflediklerini açıklamıştı. Hükümet kanadı büyük başarılardan söz etse de, muhalefet bu hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını savunuyor. Anketler de halkın İsrail'in saldırılara devam edip etmemesi konusunda ikiye bölündüğünü gösteriyor; katılımcıların %39,5'i saldırıların sürmesini isterken, %41,4'ü ateşkese uyulması gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, savaş süresince yapılan araştırmalar Yahudi çoğunluk ile Arap azınlık arasındaki derin görüş ayrılıklarını da yansıtıyor. Yahudi Halk Politikası Enstitüsü (JPPI) verilerine göre, Yahudilerin %93'ü İran'a karşı savaşı desteklerken, Arap vatandaşlarda bu oran yalnızca %26 seviyesinde kalıyor. Uzmanlar, Hizbullah silah bırakmadıkça kuzeydeki çatışmaların sona ermesine yönelik toplumsal desteğin düşük kalmaya devam edeceğini vurguluyor.
İsrail ve İran arasındaki gerilimin devam etmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını ve Ortadoğu'daki diplomatik dengelerini doğrudan etkilemektedir.
Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin Ortadoğu ülkeleriyle olan ticaret yollarını ve ihracat hacmini olumsuz etkileyebilir.
Artan güvenlik tehditleri, Türkiye'nin sınır güvenliği ve bölgesel savunma stratejilerinde yeni güncellemeler yapmasına neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



