İsrail'de Yargı Krizi: Aşırı Sağcı Bakan Ben-Gvir'in Görevden Alınması Gündemde
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İsrail Yüksek Mahkemesi, polis teşkilatına siyasi müdahalede bulunduğu gerekçesiyle aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir'in görevden alınması talebini değerlendirmek üzere toplandı. Hükümet kanadı ise mahkemeden çıkacak olası bir ihraç kararını tanımayacağını ilan ederek ülkede yeni bir anayasal krizin sinyallerini verdi.
İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara tarafından yapılan başvuru üzerine başlayan duruşmalar, güvenlik endişeleri nedeniyle halka kapalı gerçekleştiriliyor. Ancak şeffaflığı sağlamak adına müzakerelerin canlı yayınlanmasına karar verildi. Duruşma öncesinde mahkeme binası önünde toplanan onlarca Ben-Gvir destekçisi, yargı sistemini hedef alan pankartlar taşıyarak protesto düzenledi.
Hakkındaki suçlamalara yanıt veren Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, polis teşkilatında ve politika süreçlerinde değişiklik yapma çabalarını savundu. Başsavcının kendisini atamalara müdahale etmekle suçladığını belirten Ben-Gvir, "Yarım milyondan fazla seçmen bizi bu gerçek değişimi gerçekleştirmemiz için seçti" diyerek eylemlerinin meşru olduğunu iddia etti.
Yüksek Mahkeme'ye yönelik sert uyarılarda bulunan aşırı sağcı bakan, mahkemenin ülkeyi bir anayasal krize ve kutuplaşmaya sürüklememesi gerektiğini ifade etti. Ben-Gvir, "Demokrasi çökmeyecek; hukuki diktatörlük çökecek" sözleriyle yargı kurumlarını hedef aldı.
İktidardaki Likud Partisi'ni temsil eden Adalet Bakanı Yariv Levin, krizin boyutunu büyütecek bir açıklamaya imza attı. Levin, mahkemenin Ben-Gvir'in görevden alınması yönünde vereceği herhangi bir kararın kesinlikle uygulanmayacağını duyurdu.
Yüksek Mahkeme'deki sürecin hukuka aykırı olduğunu savunan Levin, bir bakanın atanması veya görevden alınması yetkisinin yasalara göre mahkemeye değil, doğrudan başbakana ait olduğunu vurguladı. Bu gelişme, İsrail iç siyasetindeki yargı ve yürütme organları arasındaki derin çatlağı bir kez daha gözler önüne serdi.
İsrail iç siyasetindeki bu anayasal kriz, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin Orta Doğu'daki dış politika ve ticari güvenlik stratejilerini dolaylı olarak etkileyebilir.
Bölgesel istikrarsızlığın artması, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu pazarında faaliyet gösteren Türk şirketlerinin operasyonel risklerini ve tedarik zinciri güvenliğini etkileyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



